The Crew 2 inceleme – Tatmin edici bir açık dünya yarış deneyimi

Yazan: Yaşar Baturalp Artar , Perşembe, 12 Temmuz 2018 01:30 GMT

The Crew 2 inceleme yazısı ile karşınızdayız.  Ubisoft tarafından oyunculara sunulan açık dünya yarış oyunu The Crew 2, bu türe yeni bir soluk getirmeyi çeşitliliğiyle başarıyor. Geçtiğimiz günlerde satışa sunulan oyunu bu yazımızda sizler için detaylı olarak inceliyor ve değerlendiriyoruz. Oynanış, çeşitlilik, grafik, performans ve çok daha fazla yönden oyunu ele aldığımız The Crew 2 inceleme yazımız karşınızda.

Xbox platformu, Forza Horizon ile açık dünya yarış oyunu sektöründe bir değil birkaç adım önde bulunuyordu. İlk The Crew oyunu dengelerle oynamayı, platformlar arası uçurumu azaltmayı ve oyuncuları tatmin etmeyi başarmıştı. İlk oyundaki belki de birkaç eksiklikten birisi olan dinamiklik, ikinci oyunda her noktada bulunuyor. Oyunun kendini tekrar ettiğini hissedebilmek için yüzlerce saat oynamanız gerekecek bile diyebiliriz.

Bu duruma katkıda bulunan pek çok unsurun olduğunu söylememiz gerekiyor. İncelememizin devamında ele alacağımız oynanış yapısı ise bunların en öne çıkanı. Şimdiye kadar duymuş olabileceğiniz gibi, The Crew 2 pek çok farklı araç türü arasında seçim yapmanıza ve bunları oyun içerisinde değiştirmenize izin veriyor. İşte Ubisoft’un bu hamlesi, aynı oyunun Kreatif Direktörü tarafından yapılan açıklamada belirtildiği gibi The Crew 2‘nin çok farklı bir şekil almasını sağlıyor.

 

Oyun, çeşitlilik ve araç yelpazesi konularında sizi hayal kırıklığına uğratmayacak.

Oyunun açık dünyası, geliştiriciler tarafından en verimli şekilde değerlendirilmiş ve oyunculara sunulmuş. Toprak arazide off-road yarışlarına katılabiliyorken, şehirlerde ise sokaklarda diğer yarışçıların önüne geçmeye çalışabiliyorsunuz. İşte tam da bu noktada araç çeşitliliği bir adım öne çıkıyor ve The Crew 2’nin en iyilerden birisi olduğunu gösteriyor. Her durumda kullanabileceğiniz farklı arabalar olması, bütün oyunlarda çeşitlilik anlamına gelmiyor.

Oyun, tür içi çeşitlilik de sunarak kelimenin tam anlamıyla geniş bir yelpazeyi önünüze koymuş oluyor. Örnek vermemiz gerekirse, şehirden çıkıp bir off-road yarışına katılmak istediğinizde karşınıza yalnızca 3 araba seçeneği çıkmıyor. Pek çok araba arasından oyun tarzınıza en çok uyanı tercih edebiliyorsunuz. Yeni The Crew oyununun açık dünya yarış oyunundan beklediğiniz bu özgürlüğü tanıması, bizim gözümüzde oyuna büyük bir artı kazandırıyor.

“Oyun, tür içi çeşitlilik de sunarak kelimenin tam anlamıyla geniş bir yelpazeyi önünüze koymuş oluyor.”

Sadece şehir ve kırsal araziden örnek verdiğimize bakmayın, oyunda havaya ve denizlere de çıkabiliyorsunuz. Uçakların ve hız teknelerinin sayılarının da yeterince fazla olması, sizi oyunun bu kesimlerine de çekiyor. Geliştiriciler, oyunun yalnızca karada sınırlı kalmasını diğer bölgelere de ilgi çekici unsurlar ekleyerek engellemişler. Ubisoft’un bu hamlesinin oyuncuya oldukça başarılı yansıdığının altını çizmemiz gerekiyor. Üstünkörü geçmek yerine, dilerseniz hemen aşağıda sizlere oyundaki araç markalarının birkaçını da sunalım.

Aston Martin’den Lamborghini’ye, Jaguar’dan Jeep’e, BMW’den Harley-Davidson’a kadar pek çok ünlü araç markası oyunda sizleri bekliyor olacak. Ubisoft’un tüm bu araçları lisansı alınmış bir şekilde, orijinal adları ile oyuna eklemiş olması da takdire şayan. Aynı EA’in FIFA serisinde olduğu gibi, oyuncuların lisansı araçları sürmeyi tercih etmesi oldukça olası. Bu durumun da oyun için bir artı olduğunun altını çizmemiz gerekiyor.

The Crew 2 inceleme

Genel başarı gayet iyi ancak yarışların bazıları can sıkıcı hal alabiliyorlar.

The Crew 2 yarışları, hikayede ilerledikçe dallanacak olan 5 farklı ana kategoriden oluşmuş bir şekilde bizlere sunuluyor. Bu kategorilerden ilki, belki de oyunda en çok eğleneceğiniz kategori “Xtrem Live”. Oyundaki bütün araç türlerini bir yarış içerisinde kullanabileceğiniz bu yarış türü, Ubisoft’un The Crew 2 ile yapmak istediklerini özetleyen bir noktada bulunuyor. Yeri geldiğinde hız motorunuz ile rampadan zıplayarak uçağa dönüşüyor, yeri geldiğinde ise arabanızı bir hız motoruna dönüştürüyorsunuz. Oyunun çok daha dinamik bir yapıya kavuşmasını sağlayan Xtrem Live modu, aynı zamanda The Crew 2’yi diğer açık dünya yarış oyunlarından farklı kılan unsurlardan bir tanesi.

“Xtrem Live modu, The Crew 2’yi diğer açık dünya yarış oyunlarından farklı kılan unsurlardan bir tanesi.”

Oyundaki ikinci ve pek çok oyuncu için temel olan yarış modu ise sokak yarışları. Şehirlerde veya şehirlere yakın bölgelerde karışımıza çıkan sokak yarışları, genellikle keskin virajlar ve kestirmeler ile öne çıkıyor. Heyecanın son noktada olduğu bu yarışlar kendi içlerinde drag yarışları, drift yarışları ve hypercar yarışları olarak da ayrılıyor. Bu yarış türlerini neredeyse bu türdeki bütün oyunlarda duyduğumuz için açıklama gereği duymuyoruz. Geliştirici stüdyo Ivory Tower’ın bu yarışları oldukça iyi bir şekilde ele aldığını ve klasik modda oyuncuları hayal kırıklığına uğratmadığını söyleyebiliriz.

Off-road yani arazi yarışları ise oyunda deneyimleyebileceğiniz başka bir yarış türü olarak karşınıza çıkacak. Arazi yarışlarının belki de en önemli yönlerinden bir tanesi, aynı anda hem arazi motorları hem de arazi arabaları ile yarışabiliyor olmanız. Tabii ki bu her yarış için geçerli değil ancak haritanızdan uygun bir etkinliği seçerek bunlardan birine başlamanız mümkün. Araç kontrollerinin ne kadar düzgün olduğunu, bu modda oynadıkça fark ediyorsunuz diyebiliriz. Diğer yarış oyunlarından farklı bir yarış türünün daha bulunduğunu eklememiz gerekiyor. Freestyle, yani serbest stil yarışlar.

The Crew 2 inceleme

Serbest stil yarışlar, oldukça heyecanlı bir deneyim sunuyor.

Serbest stil yarışlarda uçağınızın kokpitine geçebiliyor veya canavar kamyonlar ile diğer yarışçıları geride bırakmaya çalışabiliyorsunuz. The Crew 2’nin açık dünyasını sonuna kadar kullanan bu yarış türü, pek çok oyuncunun ilgisini çekecektir diye düşünüyoruz. Bahsetmemiz gereken son yarış türü olan Pro Racing, oyunda profesyonel pistleri deneyimleyebildiğiniz yarış türü olarak öne çıkıyor. Oldukça güçlü ve pahalı araçlar ile Amerika’nın en ünlü yarış pistlerini deneyimleyebiliyorsunuz. Yarışların ve yarış modlarının çeşitlilik sahibi olması, oyundan kısa sürede sıkılmanızı engellese de bunu tüm yarışlar için söyleyemiyoruz.

“Yarışların ve yarış modlarının çeşitlilik sahibi olması, oyundan kısa sürede sıkılmanızı engellese de bunu tüm yarışlar için söyleyemiyoruz.”

Özellikle bazı hız teknesi ve sokak yarışlarının ikiden fazla oynandığı takdirde sıkıcı hale geldiğine tanık olduk. İncelememizi yaptığımız süre boyunca, şans eseri bir yarışı ilk birkaç denemede bitiremediğimiz takdirde bu yarışın sıkıcı bir hale geldiğini gözlemledik. Tabii ki bu durum her oyuncu için geçerli olmayabilir ancak yarışların kendi içlerinde oynanışın sunduğundan farklı bir dinamikliğe sahip olmaması, oyuncuları The Crew 2’den bir adım geride tutabilir. Tabii ki her şeyi ilk seferde yapacağız diye bir şey yok ancak denemeye devam etmek için bir sebebimiz olması gerekiyor öyle değil mi?
Yarışlar, tamamladığınızda yalnızca birkaç deneyim puanı kazandığınız etkinlikler olarak kalmıyor. Her ne kadar yeterli olmasa da, biraz önce bahsettiğimiz “devam etmek için gereken sebep”, yarışların sonunda bizleri bekliyor. Her bir yarışın sonunda araçlarınızı geliştirmenizi sağlayacak yeni yükseltmeler elde ediyorsunuz. Bu yükseltmeleri isterseniz anında kullanabiliyor, isterseniz de envanterinizde bekletebiliyorsunuz. Aracınızı geliştirdikçe yarışların sonunda daha iyi yükseltmeler elde ediyorsunuz ve bu bir süreç olarak devam ediyor. İşin ucunda bir başarı kazanmak olduğu için, kolay kolay yarışları bırakamıyorsunuz.

The Crew 2 inceleme

Ivory Tower, ufak bir eksik bulunsa da neredeyse mükemmel bir açık dünya yaratmayı başarmış.

Oyunun geliştiricisi Ivory Tower’ın koskoca Amerika Birleşik Devletleri’ni bir oyuna yerleştirmeyi nasıl düşündüğünü bilmiyoruz ama başarılı olduklarını biliyoruz. The Crew 2, türünün hakkını vererek mükemmel bir açık dünya yarış oyunu deneyimi sunmayı başarıyor. Özellikle haritanın doğal unsurlarla kaplı olan bölümlerinde ilerlerken çevrenizi izleme ve neler olduğunu inceleme isteği ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Bir yarış oyununun bu kadar güçlü bir atmosfer yaratabilmiş olması, doğal olarak yarış unsurlarıyla da entegre olmasına bağlanıyor. Bu noktada, oyunun en büyük mekaniği karşımıza çıkıyor.

“The Crew 2’nin bir yarış oyunu olduğu düşünüldüğünde, açık dünyada sunabileceği etkinliklerin çeşitliliği sınırlı kalıyor.”

The Crew 2’nin araç türleri arasında açık dünyada gezerken geçiş yapabilmenize izin vermesi, oyunu oldukça ilginç bir hale getiriyor. Eğer geçemediğiniz bir nehir bulunuyorsa, hız teknenize geçiş yaparak istediğiniz yere ilerleyebiliyorsunuz. Sudan canınız sıkıldığında da anında uçağa dönüşerek istediğiniz noktaya uçmayı başarabiliyorsunuz. Açık dünyada pek çok aktivite bulunması, oyunun başlarında tüm bu deneyimi geliştiren bir unsur oluyor. Zıplama rampaları görevlerini tamamlıyor ve etrafta ilginizi çekebilecek parçalar ve toplanabilir eşyalar aramaya çalışıyorsunuz. Bu çaba, oyunun ilerleyen noktalarında tekdüze hale gelebiliyor.

The Crew 2’nin bir yarış oyunu olduğu düşünüldüğünde, açık dünyada sunabileceği etkinliklerin çeşitliliği sınırlı kalıyor. Her ne kadar çevre tasarımı tek kelimeyle mükemmel olsa da, arabanızı sürerek sürekli aynı işi yapmaktan sıkılıyor ve yalnızca etrafta geziyorsunuz. Evet, bu oyunun başarısız olduğu anlamına gelmiyor çünkü sonuçta açık dünya deneyimi yaşamaya devam ediyorsunuz. Bu durum, etkinliklerin yetersiz kaldığı ve oyuncunun ilgisini çekmek için fazla tekdüze olduğunu ifade ediyor. Oyunun ek paketler ve genişleme paketleri alacağı düşünüldüğünde, Ubisoft’un bu eksiği kapatabileceğine dair umutlarımızı taze tutabiliriz diye düşünüyoruz.

Açık dünyanın bizlere sunulduğu oyun haritasının Amerika Birleşik Devletleri olması, bizlere dev gibi bir oyun alanı sunuyor. Haritanın bir ucundan diğerine seyahat ederken, pek çok farklı coğrafi bölge arasında geçiş yapıyorsunuz. Özellikle geniş bir oyun alanı arayan oyuncuların oldukça hoşuna gideceğini düşündüğümüz bu durum, bizlerin de takdirini kazanmayı başardı. Buradaki tek eksik noktanın ise şehirler konusunda olduğunu söylememiz gerekiyor. Pek çok şehir olması gerektiğinden çok daha soğuk ve soluk bir şekilde sergilendiğini bu konuda belirtebiliriz.

The Crew 2 inceleme

Araç türleri arasında geçiş yapabilme imkanı oyuncuya özgürlük tanıyor.

The Crew 2’nin oldukça akıcı bir oynanışa sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Sürüş deneyimi sırasında hiçbir sıkıntı yaşanmayacağı, oyunun ilk anlarından itibaren fark ediliyor. Gerek sokak yarışlarında gerek ise serbest yarışlarda kontrollerden kaynaklı sıkıntı çekmiyorsunuz. Bir açık dünya yarış oyunu için konuşulduğunda bunun oldukça önemli bir özellik olduğunun altını çizmemiz gerekiyor. Sonuçta oyundaki bütün deneyiminiz buna bağlı olacak.

“Ubisoft oyunlarının hatalar konusundaki kötü şöhretinin The Crew 2 tarafından yıkılabileceğini düşünüyoruz.”

Oynanış konusunda bahsetmemiz gereken bir unsur ise, araç türleri arasında geçiş yapabilmenize izin veren mekanik. The Crew 2’nin imzası haline gelmiş olan bu mekanik oyunu çok daha dinamik bir hale getiriyor. Açık dünyayı özgürce deneyimlemenizi sağlayan bu özelliği oyun boyunca sıklıkla kullanacağınızı düşünüyoruz. The Crew 2’yi almayı düşünüyorsanız, bu mekaniği öğrenmenizi ve göz önünde bulundurmanızı tavsiye ediyoruz.

Geliştiriciler, grafik ve performans dengesini oldukça başarılı bir şekilde korumuş olsalar da oyunun sunduğu tam deneyim için iyi bir bilgisayara ihtiyacınız olacak. Konsollar için bu durum özelleşmiş olduğundan pek bir şey söylememize gerek yok. Performans konusunda oyunu incelediğimiz sırada herhangi bir teknik soruna rastlamadık. Ubisoft oyunlarının hatalar konusundaki kötü şöhretinin The Crew 2 tarafından yıkılabileceğini bile düşünüyoruz.

The Crew 2 inceleme

The Crew 2 başarılı bir açık dünya yarış oyunu mu?

Ubisoft, The Crew 2 ile tam anlamıyla mükemmel bir iş başarmış ve neredeyse eksiksiz bir açık dünya yarış oyununu oyunculara sunmuş. İncelememiz boyunca bahsettiğimiz birkaç eksik nokta eğer sizleri rahatsız etmiyorsa, oyuna bir şans vermenizi kesinlikle tavsiye ediyoruz. Tam anlamıyla dev gibi olan açık dünyasının yanı sıra çeşitlilik sahibi araçları ve farklı yarışları ile öne çıkıyor The Crew 2.

Xbox platformunun oyuncularının gururla oynadığı Forza Horizon serisine rakip olabilecek seviyede bir oyunun bütün platformlar için satışa sunulmuş olması, açık dünya yarış oyunu sevenler için oldukça büyük bir avantaj. Özetlemek gerekirse, The Crew 2 oldukça başarılı bir açık dünya yarış oyunu ve “birkaç ufak eksiği dert etmem” diyen oyuncular için kesinlikle şans verilmesi gereken bir deneyim.

Comments