God of War inceleme – bu neslin en iyi oyunlarından birisi

Yazan: Yaşar Baturalp Artar , Pazartesi, 16 Nisan 2018 21:00 GMT

God of War serisi her zaman hareketli ve güçlü olmasına rağmen, şimdiki kadar kendine güvenen bir yapıya sahip olmamıştı. İnsanın içini titreten ara sahneler, mükemmel yerleştirilmiş hikaye, teknik detaylar… Karşınızda, God of War!

Erken safhalarda karşınıza çıkan bir ara sahnede, Kratos’un bileğindeki bandajlar çözülüyor. Aşağıya bakarak içgüdüsel olarak görünmez bir kabzayı yakalamaya çalışsa da eline hiçbir şey geçmiyor. Kratos’un ne düşündüğünü anlayabilmek için bir geriye dönüş sahnesine ihtiyaç duymuyorsunuz, mimikler ve yüz ifadesi her şeyi açıklıyor.

Kratos’a donmuş, parçalanmış topraklara sahip Kuzey’in ev sahipliği yaptığı İskandinav mitolojisinin içinde katılıyoruz. Odin ve Thor’un hüküm sürdüğü bu topraklara yeni bir başlangıç yapmak ve bir “insan” olarak hayatını yaşamaya devam etmek için geliyor Kratos. Oyundaki maceramız da Kratos’un karısını kaybetmesi ve cenazesini düzenlemesi ile başlıyor. En yüksek tepelerden birine karısının küllerini dağıtmak için oğlu Atreus ile başladığı yürüyüş ile yavaş ama etkili bir biçimde açılıyor God of War 2018.

God of War

Seri, tema ve içerik konusunda her zaman tutarlı olsa da Kratos’u ayakta tutan bu sefer öfke değil. Hikaye, bir babanın günahlarını karşılaştığınız karakterlerin yansımaları üstünden işleyen oldukça ilgi çekici bir yapıya sahip. Kasvetli ve somurtkan yapısını koruyan Kratos, hala derisini öldürdüklerinin kanları ile nemlendiren acımasız bir katil. Aslına bakarsanız kişiliğinde değişen tek şey, hayattan biraz daha uzaklaşmış ve bezmiş olması. Bunun yanı sıra, yaptıklarının sonuçlarının olacağının da farkında. Çünkü artık kaybedecek bir şeyi var.

Aynı temaya bağlılıkta olduğu gibi, oyunun temel yapısı da değiştirilmemiş ve beğenilen bakış açısı korunmuş. Oyunda herhangi bir alandan bir başka yere ilerlerken belirgin bir yüklenme sahnesi bulunmuyor. Bunun yanında, bir sürü farklı kamera açısı yerine aksiyonun içine girip çıkarak adeta dans eden kamera oyunu hareketli hale getiriyor. Başka bir taraftan bakarsanız, ekranın dışında ne olup bittiğini göremiyorsunuz. Bunu Sony Santa Monica’nin sanatsal bağlılığına ve oyunu çok daha kişisel değerlendirmenizi istemenize bağlayabilirsiniz.

Özellikle, ara sahneler ve keşif yapıp savaştığınız oyunun kendisi arasındaki geçiş tam anlamıyla mükemmel. Kameranın bir drone gibi etrafta turlaması veya aksiyonun içine bir anda dalarak sizi oraya bırakması macera yapısını daha güçlü hale getiriyor. Kratos’u kontrol ettiğiniz sırada da serinin diğer oyunlarındaki gibi sabitlenmiş bir kamera değil, adeta Kratos’a sarılan bir kameradan bakıyorsunuz. Eh, en azından dev yaratıklara kafanızı kaldırıp bakmanız gerektiğinde bunu kullanabilirsiniz.

God of War

İşlerin şiddetli kısmına gelmemiz gerekirse, kamera açısındaki değişikliklere rağmen dövüşlerin akıcı ve rahat kontrol edilebilir olduğunu söyleyebiliriz. Birisi hafif birisi de ağır olmak üzere iki farklı saldırı türünüz var ve bunları bir araya getirebiliyorsunuz. R1 ve R2 tuşlarına atanmış olan bu saldırıların zamanlaması ile kombo saldırılar yapabiliyor, saldırılar sırasında durup vuruş değiştirebiliyor ve pozisyonunuzu yenileyebiliyorsunuz. Bunların hepsini yapabilmek için ise öncelikle erişmeniz gerekiyor tabii ki.

İnfazları gerçekleştirmek için kullandığınız tuş ise R3 ve saldırı tuşlarının pozisyonları göz önüne alındığında kullanımı oldukça rahat. Oldukça tatmin edici infazlar gerçekleştirebiliyor ve rakiplerinizin işini bitirebiliyorsunuz. Saldırılardan kaçınmanız, kendinizi savunmanız ve doğru zamanlama ile saldırıları savuşturmanız da mümkün. Yeterli öfkeye ulaştığınız anda ise rakiplerinizi başarılı saldırılar ile parçalarken kendi canınızı yenilemeye başlayabiliyorsunuz.

Dövüşteki asıl değişimin kullandığınız ekipmanlar olduğunu söylemek mümkün. İlk aşamalarda birincil silah olarak düşmanları ve mekanizmaları dondurma özelliğine sahip bir buz baltası kullanıyorsunuz. L2 tuşuna bastığınız anda ise bir nişancı oyunu silahı gibi baltanızı uzak mesafelere fırlatabiliyorsunuz. Bu özellik en çok bulmacaları çözerken işinize yarayacak, unutmayın.

Baltanız elden çıktığı anda, kendinizi savunmak ve rakibi yere devirmek için yumruklarınız, kalkanınız ve ayaklarınız kalıyor. Üçgene bastığınız anda ise aynı Thor’un çekici gibi Kratos’un baltası da önüne çıkan herkesi deşerek size doğru geliyor ve bir vızıltının ardından elinize oturuyor. Bu hareketin verdiği hissin ne kadar tatmin edici olduğunu fark edebilmek için, oyunu en azından bir kere oynamanız gerekiyor.

Kratos’un oğlu Atreus da dövüş sırasında en büyük yardımcılarınızdan birisi haline geliyor. Rakipleri boyunlarından tutarak yere sabitlemek, emirleriniz üzerine ok ile saldırıya geçmek ve size yardımcı olacak hayvanlar çağırabilmek Atreus’un yapabilecekleri arasında yer alıyor. Atreus karakterinin pek çok özellik ile desteklenmesi ve yalnızca bir figür olmaktan çıkarılması, oyunu çok daha dinamik bir yapıya kavuşturmuş diyebiliriz. Dövüş mekanikleri herhangi bir aksiyon oyununun sunduğu kadar derin olmasa da, akıcılık konusunda laf söyletmeyecek seviyeye ulaşıyor.

God of War

Savaşlarda ortaya gücünü koyan Atreus’un oyundaki tek özelliği bu değil tabii ki. Çocukluğundan beri bir yere tıkılıp kalmış olan bu karakter, babasının izinde acımasız İskandinav topraklarını keşfederken sizi kendisi gibi düşünmeye davet ediyor. Oyundaki keşif imkanlarını değerlendirmeniz için adeta bir yol gösterici gibi olan Atreus, oyun boyunca yaptıklarından mutlu bir çizgide ilerliyor. Kratos ise Atreus ile ilgilenmek yerine görevlere bakan bir karakter olarak çizilse de, çocuğun kendisindeki tavırları almaması için uğraştığı da göz ardı edilemez bir gerçek.

Karakter gelişimi biraz zayıf olsa da, oyunun senaryosunun tek kelime ile mükemmel olduğunu söyleyebiliriz. Babasına korku ile karışık bir saygı duyan ve tek hareketi ile herhangi bir yeri yerle bir edebilme kapasitesine sahip Atreus karakteri bir yanda dururken, oğlunu bir öğrenci gibi gören Kratos ise diğer yanda yer alıyor. Yaklaşık 20 saat boyunca ilişkilerindeki değişim ve gelişimi gözlemlediğiniz bu iki karakterin aslında güzel bir derinliğe sahip olduğunu görmek de oyuncu olarak tatmin edici bulacağınız bir durum.

Bazılarının gerçekten eğlenceli olduğu diyalogları dinlediğiniz sırada, şaheser diyebileceğimiz parçalar ile karşılaşabiliyorsunuz. Yalnızca God of War 3 oynayanların açılış sahnesi ile kıyaslayabileceği kalitede sahneler, oyunun tasarımının her anlamda öne çıkmasını sağlıyor. Koreografisi ustalıkla yapılmış bu sahnelerde, çevre tasarımının ne kadar detaylı olduğunu ve aksiyonun nasıl yerleştirilebileceğini görüyorsunuz.

God of War

God of War, 2018 yılında çıkış yapan bir oyundan bekleyebileceğiniz tam anlamıyla her şeyi beraberinde getiriyor. Küçük olarak nitelendirilebilecek bir açık dünya, içerik ile dolu yan görevler, detaylı ve hayran bırakan çevre tasarımı sayabileceğimiz özelliklerden yalnızca birkaç tanesi. Hafif denilebilecek RPG içerikleri ile zenginleştirilen oyunda sıkılmanız kesinlikle mümkün değil. Sony Santa Monica, küçük dediğimiz alanı ustalık ile yöneterek keşfetseniz de asla bitmeyecek hissi uyandıran bir dünya oluşturmayı başarmış.

God of War serisinin büyük bir ilerleme kaydettiğini söyleyebiliriz. Hala şiddet dolu, ancak öfke oyundaki tek duygu değil. Kratos artık daha yaşlı, geçmişi yüzünden vicdan azabı çekiyor ve Sony Santa Monica’nın tutumuna bakılırsa bu azabı dindirmenin yollarını arıyor. Eğer bu öfke dolu oyuna bu temayı katmak geliştiricilerin gerçek amacıysa, eksiksiz bir şekilde başarmışlar diyebiliriz. Bu oyun, yalnızca en iyi God of War oyunu değil. PlayStation 4 ve Xbox One jenerasyonunun gördüğü en iyi oyunlardan bir tanesi karşımızda duruyor.

Comments