Need for Speed Payback, klasik Burnout hissi veriyor

Yazan: Yaşar Baturalp Artar , Perşembe, 2 Kasım 2017 14:42 GMT

Şimdiye kadarki 23. oyunu ile oyuncuların karşısına çıkan Need for Speed, uzun süren hayal kırıklıklarının ardından bir düzelme vaat ediyor. Hızlı ve Öfkeli serisine olan benzerliği ile konuşulan Need for Speed Payback’in, gerçekten neler vaat ettiğine ve ne gibi yenilikler sunduğuna bakıyoruz.

Oynanış bakımından oldukça şiddetli bir yapıya sahip olan Payback, aslında şimdiye kadar pek çok gördüğümüz yarış oyununundan toparlanmış içeriklerden oluşuyor. Aç gözlülük ve cesaretin hakim olduğu ilginç ama pek de gerekli olmayan bir hikaye sunan oyunun az önce de belirttiğimiz gibi Hızlı ve Öfkeli yapısından ilham aldığı aşikar. Açık dünyada araba ile ilerlediğiniz ve araba şiddetinin hat safhada olduğu yapı, hepinizin fark edebileceği üzere Burnout hissini oluşturuyor.

Oyunun birkaç saatini oynamış olsak da, kendine ait bir yapısının olmamasının getirdiği boşluk hissi şimdiden kendini göstermeye başladı. Parçaları bir araya getirme ve toplanabilir ögeleri toplamaya olan takıntı bir noktadan sonra ciddi anlamda can sıkıcı gelmeye başlıyor. Bunun da yanında gerçeklikten tamamen uzaklaşan sürüş yapısı oyuncudan neredeyse imkansız sürüş tekniklerini uygulamasını isteyince işler oldukça negatif bir noktaya doğru ilerliyor.

Need For Speed Payback

Aynı Star Wars Battlefront 2 ile gördüğümüz gibi, EA’in bu oyundaki amacı oyuncuların düşündüğünden çok daha farklı. Şirket, tamamen orijinal bir deneyim yaratmak yerine pek çok parçayı bir araya getirerek herkesin oynayabileceği ve uzun zaman boyunca hatırlanacak bir oyun oluşturmak istemiş. Oyunun geliştiricisi EA Ghost’un ise bu amaç doğrultusunda yapılabilecek en iyi hamleleri yaptığını ve doğru yolda ilerlediğini söyleyebiliriz.

Paul Walker’ın Hızlı ve Öfkeli serisindeki haline oldukça benzeyen Tyler Morgan, oyunda canlandırdığımız karakter. Büyük paralar elde etmek isteğinde olan ve yarış dünyasında yükselmeye çalışan Tyler Morgan, aynı zamanda bir suçlu topluluğu olan The House’u çökertmeye çalışıyor. Las Vegas’tan aldığı ilham ile Amerikan çölünün ortasında kurulmuş olan Fortune Valley’de kol gezen The House’a oyun boyunca rastlıyorsunuz. Oyun boyunca yaptığınız sokak yarışları ve ilginç görevler ile amacınız doğrultusunda ilerliyor ve senaryonun nereye doğru gittiği görüyorsunuz.

Hikaye anlatımı bazı noktalarda yetersiz ve yüzeysel kalsa da, oyunculara saatler boyunca sürecek bir araba yarışı deneyimini sağlamak için oldukça başarılı. Need For Speed Payback oynanışta çok fazla çeşitlilik sağlamaya çalıştığı için, hikaye anlatımı yalnızca bir yardımcı moduna geçiyor. Oyunun ana unsurlarından birisinin hikaye olduğunu bilmek oyuncuları pozitif yönde etkileyebilecekken, bu şekilde yarattığı his kötü oluyor. Genellikle yüzeysel olan bu hikaye bazı noktalarda gereksiz seviyede kompleks hale geldiği için, EA Ghost’un senaryo ögelerini birbirine bağlaması imkansız oluyor.

Senaryo görevleri, sizin seçiminize sunulan pek çok aktiviteyi içeriyor. Bu aktivitelerden birisini örnek olarak söylememiz gerekirse, reklam panosu yıkmak diyebiliriz. Bu aktivitenin en beğenmediğimiz yönü ise reklam panolarına ulaşmanın gerçekten zor olması. Siz yalnızca senaryoda ilerlemek ve neler oluyor görmek isterken, bir yarışta çok uzun bir süre boyunca takılabiliyorsunuz. Arabanızı geliştirmek ve özelleştirerek çok daha kaliteli hale getirmek de senaryonun bir parçası. Bunları yapmadan zaman yarışlarını ve benzeri etkinlikleri kazanmanız imkansız hale getirilmiş.

Need For Speed Payback

Oyundaki fikirlerin bazılarını daha önce Burnout Paradise gibi pek çok oyunda görmüş olsak da, geliştiriciler çevre elementlerini geliştirirken özen göstermiş. Fortune Valley, sağa yatan yolları ve iç içe geçen caddeleri ile tam bir Amerikan şehrini temsil ediyor. Bunun yanı sıra şehrin merkezinde yer alan rezidanslar ve parıldayan kumarhaneler ile bu tema güçlendiriliyor. Orta ve düşük seviye yerleşim yerlerine de yer verilmiş olması, yaşadığımız dünya ile bağlantı kurmamızı oldukça kolay hale getiriyor. Yükseltilmiş otoyolların bulunması ile, aynı eski Need For Speed oyunlarında olduğu gibi NOS kullanarak yüksek hızlara ulaşabiliyorsunuz.

Şehrimizin dışında ise, geniş bir çöl arazisi bulunuyor. Köy yollarının yanı sıra şehirler arası yolların da bulunduğu çölde hız yapabileceğiniz geniş yollara çıkabiliyorsunuz. Belirli aralıklarla bulunan benzin istasyonlara girerek arabanızı tamir etmeniz de mümkün. Evet, bu kısım bizlere Burnout’u hatırlatıyor. Çiftlikler ve havaalanları da çevrede görebileceğiniz unsurlar arasında bulunuyor. Arabanızla ilerlerken keşfetmek isteyebileceğiniz bir çevre yaratmayı başarmış geliştiriciler. Need For Speed Payback’in bu noktada oldukça başarılı olduğunu belirtelim.

Tabii ki Payback’in sunduğu dünya oyunun tamamını oluşturmuyor. Bizlere sunulan geniş bir oynanış var ve bu oynanıştan da bahsetmemiz gerekiyor. Aynı diğer unsurlarda olduğu gibi, oynanışta da oldukça az yeni element bulunuyor. Bizlere sunulan unsurların pek çoğu, daha önceden denenmiş ve gördüğümüz unsurlar.

EA DICE’ın ilk olarak Battlefield oyunları için geliştirdiği ve gördüğümüz en başarılı oyun motorlarından olan Frostbite motorundan gücünü alıyor Need For Speed Payback. Bunun çarpışma modellemelerine ve hasar anlarına oldukça iyi bir etkide bulunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. FIFA, Madden, Battlefront ve Mass Effect serileri tarafından da kullanılan bu oyun motorunun en önemli özelliklerinden birisi çarpıcı grafiklerin yanında akıcı bir deneyim sunması. Karakterlerin yüzlerinin ve tekerlerden fırlayan çamurun bile Frostbite’ın detay işleme gücü sayesinde oldukça güzel göründüğünü söyleyebiliriz. Yani teknik açıdan bakarsak, daha önce bu kadar iyi bir EA yarış oyunu görmemiştik.

Her ne kadar gerçeklikten ulaşmış olmasına rağmen iyi bir kullanım sunsa da, araç kontrolü öznel bir konu. Arcade olarak tabir ettiğimiz sürüş mekaniğini temel alan oyunda gerçeklik aramamanız gerekiyor. Fizik kanunlarının ise yarışçıların arabayı kaydırma ve ilginç hareketler yapma isteği ile yer değiştirdiğine tanık oluyoruz. Eğer doğru tip bir arabayı kullanıyorsanız, yalnızca direksiyonu istediğiniz yöne çevirip aynı anda frene basarak kolayca arabayı kaydırabiliyorsunuz. Aynı şekilde ivmelenme ve zıplamanın da oldukça yapay olduğunu belirtebiliriz.

Need For Speed Payback

En ufak bir illegal hareketinizde, polislerin etrafınızda dolaşmaya başladığını fark ediyorsunuz. Çatılarının üstünde görünen bir bar ile yanınıza gelen polis arabalarını yeterli hasarı vererek saf dışı bırakabiliyorsunuz. Bir arabayı saf dışı bıraktığınız anda ise, bütün tanıtım videolarında gördüğümüz yavaş çekim kamerasına geçiyorsunuz. Eğer bu özellik sizi rahatsız ederse, ayarlara giderek kapatmanız mümkün. Bu noktada oyuncuya özgürlük tanınması EA Ghost’un aldığı doğru kararlardan birisi olmuş.

Sürüş mekanikleri oldukça kolay olduğu için, polisleri atlatmakta da hiçbir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Oyunun oldukça basit bir yapıya sahip olduğunu ve kompleks işlemler gerektirmediğinin altını çizmek gerekiyor. Kısa zamanda oldukça iyi bir oyun olarak görünen Payback’in uzun zamanda neler yapacağını şimdilik bilemiyoruz. Umarız oyun daha sonra bir pişmanlık haline gelmez.

Comments

Headlines

Burnout

Need For Speed

Need For Speed Payback