Gran Turismo Sport inceleme

Yazan: Yaşar Baturalp Artar , Perşembe, 19 Ekim 2017 14:12 GMT

PlayStation 4 konsolu için çıkış yapacak ilk Gran Turismo oyunu olan Gran Turismo Sport, uzun süredir paylaşılan ekran görüntüleri ve videolar ile karşımıza çıkıyordu. Görselliği ve oynanış dinamiği ile videolarda oyuncuları etkilemeyi başaran oyunun gerçekte ne durumda olduğu da ortaya çıktı. Gran Turismo Sport hakkındaki değerlendirmelerimizi bu inceleme yazımızda paylaşıyoruz.

Gran Turismo Sport

Oyunun en önemli özelliklerinden birisi, serideki geçmiş oyunlardan hiçbir hazır öge almamış olması. Geliştiriciler Gran Turismo Sport’da gördüğümüz her şeyi baştan tasarladıklarını iddia ediyorlar, bu konuda bir yanılgıya sürükleme olacağını düşünmüyorum. İnceleme boyunca göreceğiniz görüntülerin de kanıtladığı gibi, oyunun grafikleri gerçekten göz alıcı kalitede. Bunu baştan tasarlanan ve günümüz teknolojisine uyum sağlayan modellerin, kaplamaların başarısı olarak görebiliriz.

Çıkış sürümünde önceki oyunlara göre çok daha az sayıda içerik ile oyuncuların karşısına çıkan Gran Turismo Sport, bu konuda büyük bir hayal kırıklığı oluşturuyor. İncelemenin devamında bu konudan detaylı olarak bahsedeceğim için şimdi nedenini açıklamıyorum. Oynanışı veya deneyimi etkileyen hava şartları gibi bazı özellikler de oldukça az sayıda bulunuyor. Yok olan gece/gündüz dönüşümüne de diyebilecek bir şey yok. Serideki diğer oyunlarda bulunup da Gran Turismo Sport’da bulunmayan bu kadar fazla unsur olması, oyunun en büyük eksilerinden birisi.

Oyun içindeki modellerin ve kaplamaların tasarlanmasına verilen önem ile birlikte, geriye kalan her şey göz ardı edilmiş gibi görünüyor. Özellikle oyunun neredeyse bütün özelliklerinin internet bağlantısı gerektirecek şekilde tasarlanmış olması, bazı oyuncuların oyunu satın almasına anında engel olacaktır. Dilerseniz genel özeti sonlandırarak lafı daha fazla uzatmadan incelememize geçelim.

Gran Turismo Sport

Oyunun bütün ögeleri tam anlamı ile baştan yaratılmış

Bir önceki oyunlarda, bazı arabalar mükemmel görünüyorken diğerleri ise sanki iki yıl önceden kalmış gibi duruyordu. Bunun sebebi, araç modellerinin ve kaplamalarının bir önceki oyunlardan aktarılmasıydı. Yalnızca ek olarak satılan arabaların modellemelerinin kaliteli olması, oyuncuları en çok rahatsız eden durumlardan birisiydi. Gran Turismo Sport ile birlikte oyundaki bütün unsurlar baştan yaratılmış. Oyunda göreceğiniz bütün yarış pistleri, araçlar ve çevre unsurları tamamen bu oyun için baştan yaratılmış. Geliştiricilerin bu şekilde bir karar alması, ekran görüntülerinde ve tanıtım videolarında gördüğümüz mükemmel görüntüleri sağlamış. Biraz sonra bahsedeceğimiz eksik yönlerin yanında, oyunun bu noktası büyük bir artı kazandırıyor.

Gran Turismo Sport, yeterli sayıda yarış unsuru ile sizi tatmin etmeyi başarabilir ancak bu konu oldukça can sıkıcı hale gelebiliyor. Daha önceki oyunlarda veya GT serisinin rakiplerinde gördüğümüz araba ve pist sayılarına göre oyun büyük oranda geride kalıyor. Oyunda toplamda pistlerin ters modları ve çeşitleri dahil 40 farklı pist bulunuyor. Eğer çeşitleri ve ters yönleri saymazsak, toplamda 17 pist lokasyonu bulunuyor diyebiliriz. Her ne kadar bu pistler oldukça detaylı bir biçimde tasarlanmış ve mükemmel grafikler ile karşımıza çıkarılmış olsa da, nicelik ve nitelik arasında bir denge bulunması gerekiyor. Gran Turismo Sport, bahsettiğim bu nicelik ve nitelik arasındaki dengeyi en azından çıkış sürümünde sağlamayı başaramamış.

“Oyunun sunduğu pist sayısı, rakiplerinin oyunculara sunduklarının yanına bile yaklaşamıyor.”

Oyunun “senaryo” modunun amacı ise önceki oyunlardan çok daha farklı planlanmış gibi görünüyor. Senaryo modu olarak bahsettiğim ise, Arcade modunun içinde yer alan üç farklı mod tabii ki. Oyun bu noktada da değişikliğe giderek modları ayırmış. Size arabayı pistlerde arabayı nasıl kullanacağınızı öğreten bu mod, GT serisinin bir önceki oyunlarını oynamış ve beğenmiş oyuncuların hoşuna gitmeyebilir. Gran Turismo yapısına yabancı olan ve oyuna alışması gerektiğini hisseden oyuncular için ise bu mod oldukça büyük bir gelişim. Aynı biraz sonra bahsedeceğim özelliklerde de olduğu gibi, geliştiriciler bu noktada yalnızca bir kesimi mutlu etmek için uğraşmış gibi görünüyor. Oyunun senaryo modunu bile çevrimdışı olarak oynayamadığınızı belirtmeden geçmek istemiyorum. İncelememin ilerleyen kısımlarında bahsedecek olsam da, sürekli internet bağlantınız olması gerektiğini her fırsatta vurgulamadan geçemiyorum.

Gran Turismo Sport

Yeterli sayıda marka olmasına rağmen, araç sayıları önceki oyunların gerisinde kalıyor

Gran Turismo Sport, toplamda 162 farklı arabayı yarışlarda kullanmanız üzere sizlere sunuyor. Oyunun çıkış sürümündeki bu rakam eğer ilerleyen zamanlarda artmazsa, oyunun rakipleri büyük bir avantaj elde edecektir. Araba çeşitliliğine önem veren bir oyuncu olarak, bu sıkıntının can sıkabileceğini belirtmek istiyorum. Üstelik bu 162 arabanın içerisinde aynı şasiye kurulmuş olan kardeş arabalar da yer alıyor. Örnek vermem gerekirse, Mitsubishi Evo Final Edition’ın beş farklı modelinden bahsedebilirim. Gr.B Rally, Gr.B Road, Gr.3, Gr.4 ve standart model olmak üzere toplamda beş model sunan bu arabanın tüm modellerinin 162 araba içerisinde olduğunu belirtelim. Araba çeşitliliğinin ne kadar az olduğunu anlamanızda bu örnek oldukça faydalı olacaktır.

Her ne kadar her bir kardeş araba çeşidi kendine ait motor gücüne, modifiye çeşidine ve gövde kitine sahip olsa da temelde aynı şasi üzerinden ilerliyor. Arabayı kullanırken farklı hızlara ulaşsanız da, farklı fren güçlerine sahip olsanız da yeni bir araba kullanıyormuş gibi hissetmiyorsunuz. Ford, Nissan, BMW, Audi, Mercedes-Benz, Peugeot, Volkswagen ve Renault gibi pek çok günlük markanın yanı sıra Ferrari, Porsche, Lamborghini, Jaguar, McLaren ve Aston Martin gibi süper güçlü arabalar üreten markalar da Gran Turismo Sport yelpazesi arasında yer alıyor. Bu kadar fazla markanın lisansının alınmış olmasına rağmen, neden bu kadar az araba bulunduğunu izah edecek mantıklı bir açıklama bulunmuyor maalesef.

“Geliştiriciler, ellerinin altında pek çok büyük araba markası olmasına rağmen çeşitliliği taban seviyede tutmuşlar.”

Bütün modellemeler baştan yapıldığı için geliştiriciler böyle bir yol izlemiş olabilir ancak bunun oyunun geride kalmasına sebep olduğu aşikar. Hatırlayacağınız üzere Gran Turismo 6’da toplamda 1200 civarında oynanabilir araba oyunculara sunuluyordu. Gelecekte getirilecek güncellemeler veya ek paketler ile birlikte bu sayı artmazsa, oyunun çok büyük bir eksik içerisinde olacağını söyleyebilirim. Oyunun baştan tasarlanmış yapısı ve az ama öz arabaları ile e-spor sektörüne odaklandığı oldukça açık. Eğer çeşitlilik unsurunu sorun etmiyorsanız, oyunun mükemmel fiziklerini takdir ile karşılayabilirsiniz. Dilerseniz gelin biraz da oynanış detaylarından ve sürüş mekaniklerinden bahsedelim.

Gran Turismo Sport

Oynanışta yenilikler var fakat bunları hem eksi hem de artı yönde değerlendirebilirsiniz

Gran Turismo Sport ile birlikte farklı arabaların gerçekten farklı yol tutuş yeteneklerine sahip olduklarını hissedebiliyorsunuz. Oyunun çeşitlilik eksikliklerinin yanında, bir yarış oyunun sahip olabileceği en önemli unsurlardan birinin doğru işlenmiş olması öne çıkıyor. Bunun yalnızca yol tutuşu için geçerli olduğunu ise üzülerek belirtmek istiyorum. Gerçekçi bir yarış simülasyonu olması için geliştirilen Gran Turismo Sport, yalnızca grafikler konusunda gerçekçilik unsurunu yakalamayı başarıyor. Forza Motorsport 7 örneğini oyunun karşısına koyduğumuzda, GT Sport’un oynaması oldukça kolay bir oyun olduğu ortaya çıkıyor. Gerçekçi sürüş mekaniklerine sahip olması planlanan bir oyunun kolay olması ise tabii ki hayal kırıklığına uğratıyor.

Oyunun çarpışmalara verdiği tepinin ise günümüz yarış oyunlarının en az üç yıl gerisinde kaldığını söyleyebilirim. Zevkle araba sürdüğünüz anda bir yere çarpmanız ile birlikte bütün zevkiniz yerle bir olabiliyor. Bunu söylememin sebebi ise, çarpışmaların oldukça yapay hissettirmesi. Arabanın sanki bir plastik topmuş gibi sektiğine tanık olduğunuz çarpışma anlarının bile olması, ucuz bir oyun oynuyormuşsunuz hissine kapılmanıza sebep oluyor. Kendinizi daha profesyonel bir oyunda gibi hissetmek için yardım seviyesini azalttığınızda ise özellikle başlangıç seviyesinde zorlanabiliyorsunuz. Oyunun sürüş deneyimi ve zorluk seviyesi arasında kurduğu dengede büyük bir sorun var ve bu sorun oyunculara yansıyor.

“Oynamak isteyebileceğiniz her şeyin internet bağlantısı gerektirmesi, bir süre sonra oyundan soğumanıza sebep olabilir.”

Gran Turismo Sport, neredeyse tamamen çevrimiçi bir deneyim sunuyor. Sizler ile yaptığımız bir haber yoluyla paylaştığımız bu durumdan incelememde de bahsetmek istiyorum. Oyunun sunucularındaki bağlantı problemleri yüzünden, çevrimiçi modları inceleme amacıyla bile deneyimlememiz mümkün olmadı. Oyunun ilerleme sistemi ve kayıtları bile internet bağlantısı üzerinden ilerlediği için, bağlantınız olmadığında yaptığınız hiçbir şey sizin için bir anlam ifade etmeyecek. Yeni bir araba satın almak istediğinizde bile internet bağlantısına gereksinim duymanız, oyundan soğumanıza neden olabilecek önemli sebeplerden bir tanesi. Bu konuda yeni bir güncelleme ile düzeltme yapılır mı bilemiyorum ancak yapılmadığı takdirde oyunun değeri oyuncuların gözünde düşecektir.

Oynanışı direkt olarak etkilemese de oyunu deneyimlerken eğlenebileceğiniz çok güzel bir mod bulunuyor. Bahsettiğim bu mod, tabii ki Gran Turismo Sport’un oyunculara sunduğu detaylı fotoğraf modu. Fotoğrafı çekeceğiniz mekanı ayarladıktan sonra, arabanız üzerinde de değişiklikler yapabiliyorsunuz. Pozlamayı, çevre detaylarını ve daha pek çok özelliği de ayarlamanıza izin veriliyor. Oyundaki pek çok eksiği göz ardı etmeyi kabul ederseniz, fotoğraf modu sayesinde deneyiminizi iyileştirebilirsiniz. Günlük hayatta sokağa bile çıkaramayacağınız arabaların fotoğraflarını dünya çapındaki pek çok ünlü mekanda çekebilmek büyük bir tatmin hissi oluşturuyor. Hangimiz bir Ferrari ile gezebiliyor ki?

Gran Turismo Sport

Grafik ve ses konuları oldukça detaylı bir biçimde ele alınmış

Oynanıştaki bütün eksiklikler geride bırakıldığında, grafikler ile gözlerinizi şenlendirmeniz mümkün. İncelememin başında da belirttiğim gibi, oyundaki bütün modellemeler GT Sport için baştan tasarlanmış durumda. Çevre unsurlarının da detaylı bir biçimde gözünüze hitap etmesi sayesinde oyunun görsel bütünlüğü ortaya çıkıyor. Bu durumun performans sorunlarına sebep olmaması ise, tabii ki oyunun stabilitesi ile ilgili. Yalnızca PlayStation 4 platformu için çıkışını gerçekleştiren oyunun daha fazla platform için optimize edilmesi gerekmedi. Bunun oyunun en büyük artılarından birisi olduğunu söyleyebilirim.

Eğer oyunu PlayStation 4 Pro platformunda oynuyorsanız, Gran Turismo Sport sizlere diğer PlayStation 4 kullanıcılarından daha fazla imkan sunabilir. Oyunu PS4 Pro sisteminde çalıştırdığınızda karşınıza iki farklı seçenek çıkıyor. Oyunu isterseniz daha yüksek kare hızında çalışmasını sağlayacak şekilde ayarlayabiliyorsunuz, böylece daha akıcı bir oyun deneyimi elde ediyorsunuz. İkinci seçenek ise, oyunun çözünürlüğünü artırmak. Çözünürlüğü artırdığınızda daha net görüntüler ile karşılaşacağınız aşikar. Oyunun bu seçenekleri oyuncuya bırakması gerçekten büyük bir özgürlük. Bazı anlarda oyunun sinematik görüntü kalitesine yaklaştığını bile görebilmek, heyecanınızı artırıyor.

“PlayStation 4 Pro konsolu için çözünürlüğü veya kare hızını artırmak olmak üzere iki farklı geliştirme unsuru sunuluyor.”

Oyundaki seslerden bahsetmek gerekirse, özensiz olduğunu söylemek yeterli olacaktır. Bir yarış oyunu olarak araba seslerine çok önem vermesi gereken Gran Turismo Sport, tam aksini yaparak beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Çoğu arabanın ses birbirine benziyor, sanki oyuncular anlamasın diye aynı sesin biraz değiştirilmiş hali gibiler. Bu sesler kaliteli olsa, yine de kabul edilebilir diyeceğim ancak bunu da diyemiyorum. Evinizdeki elektrikli süpürgenin çıkardığına çok benzer bir sesi arabaların çıkardığını duymak Gran Turismo Sport’u gerçekten kötü bir hale getiriyor. Oynanış ve çeşitlilikteki eksikliklere seslerin de eklenmesi, oyun ile rakipleri arasındaki mesafeyi daha da açık hale getiriyor.

Gran Turismo Sport

Gran Turismo Sport iyi bir yarış deneyimi sunuyor mu?

Gran Turismo Sport, oldukça fazla eksiği olan ve sanki aceleyle çıkarılmış gibi duran bir oyun. Araba çeşitliliğinin serinin önceki oyunlarına göre yerlerde olması mı dersiniz, oyundan tam zevki alabilmek için sürekli internete bağlı olmanızın gerekmesi mi dersiniz yoksa berbat ses kalitesi mi dersiniz size kalmış. Bunların her biri ilerleyen güncellemelerle çözülebilecek olduğundan sert yorum yapmak istemiyorum ancak bir kısmı çözüldükten sonra gerisinin umursanmayayacağına da adım kadar eminim. Xbox kullanıcıları için Forza Motorsport 7 gibi bir oyun sunuluyorken, Gran Turismo Sport bu başarısız yönleri ile hem kendisini hem de PlayStation platformunu zora sokuyor. Sonuçta bu oyun PlayStation 4 için çıkan ilk GT oyunu.

Eğer bütün bunlar beni ilgilendirmiyor, ben grafik kalitesine bakarım ve yarışımı yaparım diyorsanız Gran Turismo Sport sizin için ideal yarış oyunu olacaktır. Araç modellerinin ve kaplamaların baştan tasarlanması, oyunun gerçekten üst seviye gözükmesini sağlıyor. Yeni oynanış seçenekleri ve geliştirilmiş sürüş mekanikleri sizi mutlu etmeye yetecektir. Yalnızca PlayStation 4 platformu için çıkış yapan bu oyunun PlayStation 4 Pro kullanıcıları için farklı avantajları da bulunuyor. Pek çok eksikleri bulunan bu yarış oyununun yalnızca bir kesim oyunculara hitap ettiğini söyleyerek incelememi sonlandırmak istiyorum.

Son olarak, kardeş sitemiz olan Leadergamer tarafından yazılmış Gran Turismo SPORT inceleme yazısına da göz atmayı unutmayınız. Farklı farklı fikirler görmek her zaman iyidir!

Comments