South Park: The Fractured But Whole inceleme

Yazan: Yaşar Baturalp Artar , Pazartesi, 16 Ekim 2017 23:21 GMT

Efsane komedi serisi South Park’ın RYO şeklinde bilgisayar oyununa uyarlanmış hali olan South Park: The Stick of Truth, seriyi izlemiş veya izlememiş herkesi kendine çekmeyi başarmıştı. Bu yapıyı koruyan ve güldürü serisini devam ettiren South Park: The Fractured But Whole, ilk oyuna göre çok daha gelişmiş bir şekilde karşımıza çıkıyor. Oyun hakkındaki değerlendirmelerimizi bu inceleme yazımızda sizler ile paylaşıyoruz.

South Park: The Fractured But Whole

Bir önceki nesil konsollar ve PC platformu için 3 yıl önce piyasaya sürülen South Park: The Stick of Truth, pek çok oyuncuyu memnun ederken kimilerini ise tatmin etmekte başarısız olmuştu. Özellikle bir RYO’nun olmazsa olmazı dövüş mekanikleri sebebiyle sıklıkla eleştirilen oyundan geliştiriciler ders almış gibi görünüyor. Ubisoft, South Park: The Fractured But Whole ile birlikte South Park markasının potansiyelini ve hak ettiği değeri kavramış durumda.

Bu oyun ile birlikte pek çok oynanış yeniliği oyuncular ile buluşuyor. Bunlardan birisi ise tabii ki ten renginizin oyundaki ilerleyişe etki ediyor olması. Oyunun çıkışından önce çok fazla konuşulan bu özelliğin, oyun içerisinde gerçekten de yer bulduğunu görmek mutluluk verici. Mutluluk verici dememi yanlış anlamayın lütfen, dünyamızda belirli gerçekler var ve bu gerçekleri şaka yolu ile insanlara mükemmel bir şekilde iletebilen nadir oyunlardan birisi South Park: The Fractured But Whole.

Ciddiye alınması gereken pek çok konuyu şaka yolu ile izleyicilere ileten South Park’ın mesajlarla dolu yapısı, South Park: The Fractured But Whole ile karşımıza çıkıyor. Ten rengi ile ilgili yaptığınız seçim dövüş zorluğunu kesinlikle etkilemese de, yapay zeka karakterlerin size karşı olan davranışlarını tamamen değiştiriyor. Senaryo ve oynanışa daha değinmeden, oyunun bu yapısının bile kendine bir artı elde ettirdiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

South Park: The Fractured But Whole

Birisi süper kahraman filmi mi dedi?

Oyunun hikayesi, temel olarak kaybolan bir kediyi arama çalışmalarınız üzeride geçiyor gibi görünüyor. Tabii ki olaylar bundan ibaret değil, sonuçta karşımızda bir South Park oyunu duruyor değil mi. Bu kedinin kaybolmasının arkasında daha ilginç olaylar olduğunu hikayede ilerledikçe öğreniyorsunuz, tabii ki bu detaylardan bahsetmeyeceğim. Oyunun hikayesinin oldukça basit bir kurgu ögesinden yola çıkarak derinlik kazanması oldukça etkileyici olmuş. Tabii ki bir South Park oyunundan bekleyebileceğiniz üzere işler çok karanlık ve ulaşılması istenmeyen noktalara kadar uzayabiliyor.

Oyunun hikayesinin temel olarak bir kaybolan kedi üzerinden ilerlediğinden bahsettim, göz önünde olan başka bir durum daha var. Bu da süper kahraman filminde işlerin yolunda gitmemesi ve fikir ayrılıklarının ortaya çıkmasını konu alıyor. Tahmin edebileceğiniz üzere bir grupta The Coon yani Cartman varken diğer tarafta ise Mysterion yani Kenny bulunuyor. Bu isimlere seriyi takip etmiş veya ilk oyun olan South Park: The Stick of Truth oynamış olanlar aşina olacaktır. Farklı bir hikayeye gidilmeden benzer konseptlerin takip edilmiş olması, oyunculardan alınan geri bildirimlerin değerlendirildiğine işaret ediyor. Sonuçta yıllardır bir devam oyunu bekleyen South Park hayranları tamamen bağımsız bir senaryoyu deneyimlemek için heyecanlanmıyordu.

“Oyunun zorluk seçiminin karakterinizin ten rengi ile birlikte değişmesi, büyük mesaj taşıyan ilginç özelliklerden birisi.”

Oyun boyunca kontrolünüz altında olacak karakteri aynı bir önceki oyunda olduğu gibi oyunun başında tasarlıyorsunuz. Karakterinizi yaratıcılığınızı kullanarak şekillendirebilmek gerçekten güzel bir his. Daha önceden kişiliğini bildiğiniz ve deneyimlediğinizde ne olacağını tahmin edebildiğiniz olaylar üzerinden ilermekten çok daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Oyunun bu konuda oyuncuya özgürlük tanıması büyük bir artı özellik olarak değerlendirilebilir. Karakterinizin ten renginin oyunda ne ölçüde etkili olduğundan incelemenin giriş kısmında bahsetmiştim, önemli bir konu olduğundan derine inmek gerektiğini düşünüyorum.

Dünyada reddedemeyeceğimiz bir ırkçılık dalgası bulunuyor ve buna katılan pek çok insan olduğu da ortada. Ten rengi sebebiyle ayrımcılığa uğrayan bireylerin neler yaşayabileceği mesajını gayet açık ve net bir biçimde iletiyor South Park: The Fractured But Whole. Ten renginin oyundaki tepkileri ve yaşanan bazı olayları etkileyebilmesi, hem alt metnin hem de verilen mesajların oldukça kaliteli olduğunu gösteriyor. Zaten bildiğiniz üzere, güldürüler sadece insanları eğlendirmek için değil aynı zamanda bir şeyler göstermek için de yapılabiliyor. Oyunun bu noktada hiçbir tepkiden çekinmeyip her şeyi ortaya koyması, South Park adına yakışan bir hamle olmuş.

South Park: The Fractured But Whole

Oynanış bir önceki oyuna göre çok daha iyi bir noktada

Seçeceğiniz oyun zorluklarının oynanışı gerçekten etkileyeceğinden emin olabilirsiniz. Bir RYO oyunu olan South Park: The Fractured But Whole, bir önceki oyunun aksine bu türün getirdiği bazı özellikleri oldukça kaliteli bir şekilde kendine aktarmayı başarıyor. Ana görevler ve yan görevler üzerinden ilerleyen hikayenin dinamik yapısı, South Park temasından yola çıkan birbirinden farklı pek çok görev ile güçlendirilmiş. Bu görevlerden ana olanlar hikayede büyük ölçüde ilerlemenizi sağlarken, yan görevlerde ise gerçekten işe yarayan ve kullanışlı eşyalar elde edebiliyorsunuz. Yani birisi size, al sana bu bir eşya ve hiçbir işine yaramayacak alt metinli bir diyalog ile ödül vermiyor.

Başlangıçta seçenek olarak yalnızca Blaster, Speedster ve Brutalist sınıfları sunulsa da oyunda toplamda on farklı karakter sınıfı bulunuyor. South Park: The Stick of Truth’da bu sınıfların neredeyse hiçbir işe yaramadığı, daha doğrusu neredeyse birbirlerinden hiçbir farklılıklarının olmadığına tanık olmuştuk. South Park: The Fractured But Whole bu durumu değiştirerek oynanışı etkileyecek yenilikleri sınıflara getiriyor. Bir sınıf ile yapabileceğinizi başka bir sınıf ile yapamaz duruma geliyorsunuz. Oyuncunun seçimlerini düzgün yapmasını gerektiren bu durum, oyunun RYO elementlerini kaliteli bir biçimde uyguladığının en büyük kanıtlarından birisi.

“Farklı sınıfların gerçekten farklı özelliklere sahip olması, ilk oyundan çok daha derin bir oynanış yapısı sunuyor.”

Dövüşmediğiniz ve görev yapmadığınız sürelerde, sokakları gezerek çevreyi keşfetmeniz mümkün. Bu da tabii ki aynı karakter yaratımında olduğu gibi bir özgürlük hissine ve tatmin duygusuna sebep oluyor. Oyunda belirli yetenekleri geliştirerek daha farklı hamleler yapma imkanını elde edebiliyorsunuz. Tam bir RYO şeklinde bizlere sunulan oyunun oynanış bakımından bir önceki oyunu geride bıraktığı oldukça açık. Sıra bazlı dövüşler ile stratejik hamleler yapmanız ve bazen size karşı üstünlüğü çok büyük olan düşmanları bile etkisiz hale getiriyor. Geliştirilmiş sıra bazlı dövüş sistemi ile ise bunu yapmak oldukça eğlenceli ve keyifli, ön yargı ile yaklaşmamanızı öneririm.

Oyunda bazı ufak bulmacalar da bulunmuyor değil tabii ki. South Park: The Fractured But Whole bulmacaların dengesini iyi bir biçimde ayarlamayı başarmış. Bir yerden diğerine giderken bile karşınıza çıkabilen bulmacalar canınızı sıkacak kadar uzamıyor ancak kolayca yapabileceğiniz şekilde de sizleri beklemiyor. Bu dengenin korunmuş olması, oynanıştaki ilgi çekicilik unsuruna büyük bir katkıda bulunuyor. Ubisoft’un South Park: The Fractured But Whole ile birlikte bir South Park oyunundan oyuncuların neler bekleyebileceğini anlamış olması, oyunun bir öncekine göre çok daha kaliteli bir oynanış sunmasını sağlıyor. Hikaye ögelerinin de oynanışa bağlantılı bir şekilde planlanması, oyunun bir artı daha elde etmesini sağlıyor tabii ki.

South Park: The Fractured But Whole

Snowdrop motorunun gücünü bir kere daha görüyoruz

Oyun, Tom Clancy’s The Division gibi fotorealizm odaklı grafiklere sahip Ubisoft oyunlarında gördüğümüz Snowdrop motoru, South Park: The Fractured But Whole’ın arkasındaki güç olma özelliğini taşıyor. Animasyon stilli bir oyun ile karşı karşıya olduğumuz için grafiklere bakma gereğinin olmayacağını düşünmeyin. Oyun gerçekten detaylı ve özenle tasarlanmış objeleri karşınıza çıkararak bu konuda da etkileyici olmayı başarıyor. Bir önceki oyunda tam olarak verilemeyen derinlik hissi, South Park: The Fractured But Whole ile başka bir boyuta ulaşmış ve oyuncuların kolayca fark edebileceği bir hal almış.

Çoğu seslendirmenin orijinal South Park ses sanatçıları tarafından yapılmış olması da South Park: The Fractured But Whole’a değer katan unsurlardan birisi. Bunun yanı sıra oyun içinde yapılan espriler ve komik durumlar da South Park havasını tamamen taşıyor. Yani South Park adı altında bambaşka bir kafa yapısında ilerleyen bir oyun değil, seri ile aynı keyfi veren bir RYO duruyor karşımızda. Tabii ki bunun sonucu olarak kendinizi oyuna daha yakın hissediyor ve sürekli ilerlemek istediğinize dair düşünceler ile doluyorsunuz. Bunun geliştiriciler açısından gerçek bir başarı olduğunu belirtmek gerekiyor. Sonuçta oyuncuyu oyuna bağlı tutmak, en büyük amaçlardan bir tanesi.

“Çoğu seslendirme orijinal South Park ses sanatçılarına ait olduğundan, oyun bu noktada tam anlamıyla başarıyı yakalıyor.”

Oyunun PC platformunda oyuncuları herhangi bir teknik sıkıntı ile uğraştırmadığını söyleyebilirim. Ubisoft’un başından atamadığı kara şöhreti, sorunsuz oyunlar ile birlikte yok olacaktır diye düşünebiliriz. Tabii ki South Park: The Fractured But Whole gibi bir oyunda her bir durumu kontrol etmek mümkün olmuyor. En azından ana ilerleyişte herhangi bir sorun olmadığını söylemek ise kesinlikle doğru olacaktır. Performans, ses ve grafik unsurları birleştiği zaman karşımıza takdir edilesi bir South Park deneyimi çıkıyor tabii ki. Bir önceki oyunda gördüğümüz bütün grafik  eksiklerinin bile South Park: The Fractured But Whole tarafından düzeltildiğini görmek mutluluk verici.

South Park: The Fractured But Whole

South Park: The Fractured But Whole, mükemmel bir devam oyunu

Ubisoft’un South Park: The Stick of Truth ile başlattığı South Park serüveninin devamını South Park: The Fractured But Whole’un başarıyla getirdiğini söyleyebiliriz. Oynanış deneyiminin bir önceki oyuna göre büyük oranda geliştiği The Fractured But Whole, pek çok yeni unsuru da oyuncular ile buluşturuyor. Bunun yanı sıra, oyundaki seslendirmelerin pek çoğunun orijinal ses sanatçıları tarafından yapılması da oyunun South Park hissiyatını yaşatmasına yardımcı oluyor. RYO elementlerinin başarılı bir şekilde aktarıldığı oyundaki stratejik hamleleri destekleyen sıra tabanlı çatışma sistemi de büyük yeniliklerden bir tanesi.

Eğer sezonlar boyunca South Park izlediyseniz ve şimdi de başka bir şekilde bu evreni deneyimlemek istiyorsanız, South Park: The Fractured But Whole kesinlikle mükemmel bir seçim olacaktır. South Park: The Stick of Truth tarafından açık bırakılan noktalar, eksikler ve oyuncuların istekleri; bu konuda düşünebildiğiniz ne varsa South Park: The Fractured But Whole’da yerini bulmuş durumda. 2017 yılında gördüğümüz en başarılı oyunlardan bir tanesi olduğunu rahatlıkla belirtebileceğim The Fractured But Whole, hem RYO elementleri hem de hikayesi ile öne çıkıyor. Oyunun ismindeki “The Fractured But Whole” kısmında küçük bir sürpriz gizli olduğunu da belirtelim.

Oyunları incelediğimiz bilgisayar

Oyunları PC üzerinde incelediğimiz zaman Casper Excalibur E800 kullanmayı tercih ediyoruz. Casper Excalibur E800, Intel Core i7-7700K işlemcisi ve Z170A Tomahawk anakartı ile bizlerin elinde bulunuyor. Ayrıca RAM olarak 32GB DDR4 2666 MHz, HDD ve SSD olarak da 2TB Sata (7200 RPM), 256 GB SSD kullanıyoruz. Casper Excalibur E800 içerisinde bulunan ekran kartı ise tabii ki 8GB NVIDIA GTX1080.

Son olarak, kardeş sitemiz olan Leadergamer tarafından yazılmış South Park: The Fractured But Whole inceleme yazısına da göz atmayı unutmayınız. Farklı farklı fikirler görmek her zaman iyidir!

Comments