Middle-earth: Shadow of War inceleme

Yazan: Yaşar Baturalp Artar , Pazartesi, 16 Ekim 2017 03:27 GMT

Orta Dünya’ya adımımızı attığımız Middle-earth: Shadow of Mordor, bu türdeki oyunlar arasında pek çok konuda ilk olmuş ve takdirimizi kazanmıştı. Middle-earth: Shadow of War, daha önce görmediğimiz ve oldukça yenilikçi bir şekilde tasarlanmış unsurları bizlere sunuyor. Geliştiriciler tarafından ilk oyundan çok daha iyi olduğu söylenen Middle-earth: Shadow of War’u bu yazımızda inceliyoruz.

Middle-earth: Shadow of War

Şimdiye kadar gördüğümüz belki de en kaliteli Orta Dünya oyunu olan Middle-earth: Shadow of Mordor, artılarının yanında oyuncuları mutsuz ettiği unsurlarla da anılmıştı. Geliştiriciler, bu unsurların her biri üzerinde özenle çalışarak yeni oyunu ortaya çıkarmış gibi görünüyor. Ufak bir kaç detay haricinde, sizi oyundan soğutabilecek veya deneyiminizi mahvedebilecek herhangi bir oyun dışı unsur bile yok diyebilirim.

Toplamda oldukça büyük bir indirme boyutu ile karşınıza çıkacak olan oyun, ki bundan ilerleyen bölümlerde bahsedeceğim, bu indirme boyutunun hakkını da veriyor. Orta Dünya’daki hem karanlık hem de alabildiğine uzanan yapıyı bu sayede çok rahat hissediyorsunuz. Bunun yanı sıra, kale kuşatmaları gibi yeni unsurların oyunculara sunulması da Monolith’in bu oyun ile getirdiği en büyük yeniliklerden bir tanesi.

Oldukça uzun bir inceleme yazısını sizlere sunacağımdan, eğer merak ettiğiniz özel bir bölüm var ise sıralamayı takip ederek ulaşabilirsiniz. Öncelikle oyunun hikayesinden bahsedecek ve bu konuda gerekli duyduğum bazı açıklamalar yapacağım. Daha sonra ise oynanış ile ilgili değerlendirmeleri ve oyunculara sunulan ek içerikleri okuyacaksınız. Oyunun performansına ve grafiklerine de değinerek yazıyı sonlandıracağım. Dilerseniz, hemen aşağıdan incelememize başlayalım.

Middle-earth: Shadow of War

Bütün Orta Dünya tehlike altındayken, kim yerinde durabilir ki

Middle-earth: Shadow of War, birinci oyunda yaşananların ardından geliyor. Bunu söyledim diye, birinci oyunun hikayesine aşina olmanız veya oyunu bizzat oynamış olmanız gerektiğini zannetmeyin. Oyunun hikayesine başladığınız anda, ilk oyunda yaşananlar ve karakterimizin kim olduğu gibi bazı bilgiler oyunculara veriliyor. Bu noktada geliştiricileri gerçekten takdir etmek gerek, oyunun akışını bozduğu gerekçesiyle bu tür bilgilendirmelerden kaçıldığını gördüğümüz pek çok oyun bulunuyor. Eğer bir önceki oyunu oynamadıysanız, bahsettiğim ara sahne sayesinde Middle-earth: Shadow of War oynarken yabancılık çekmeyeceksiniz.

Sauron’un ordularının Orta Dünya’da güçlenerek ilerlemeye devam ettiği sürelerde başlayan oyunun hikayesinin başlarına doğru Shelob ile karşılaşıyorsunuz. Bu bölüm Orta Dünya hayranlarını biraz şaşırtabilir, çünkü Shelob bir örümcekten siyahlar içerisinde güzel bir kadına dönüşüyor. Aslına bakarsanız, bu tip düzenlemeler Middle-earth: Shadow of War’da sıkça görülebiliyor. Bir Yüzüklerin Efendisi kitabı okuduğunuzu değil de, aynı evreni konu alan bir oyun oynadığınızı göz önüne aldığınızda bu tip durumlar çok daha normal gelecektir. Yani oyunun hikayesini bir çeşit yan seri kurgusu olarak ele alabilirsiniz.

“Oyunun sunduğu senaryoyu, Orta Dünya’yı konu alan diğer yapıtlar ile kıyaslamamak gerekiyor. Oyunun temasına uyması için hikayede yapılmış bazı değişiklikler bulunuyor.”

Hikaye görevlerinin sıralanışı, özellikle oyunun başlarında eğitici unsurlara yönelik de olsa oyuncuyu sıkmayacak şekilde ayarlanmış. Oyunun sonuna geldiğinizde ise aynı yorumu neden yapamayacağımı maalesef anlayacaksınız. Size oyunun sonu hakkında bilgi vererek keyfinizi yok etmeyeceğim tabii ki, ancak tek amacının oyunun uzatılması olduğunu düşündüğünüz bir takım görevler ile karşılaşacağınızı söyleyebilirim. Olay örgüsü başlarda hızlı ve çekici bir şekilde ilerlerken, az önce belirttiğim durum sebebiyle sona geldiğinizde oldukça sıkıcı bir hal alabiliyor. Tabii ki yaptığınız görevlerin deneyim veya eşya olarak karşılığı var. Peki deneyim ve eşya sizi haritanın her tarafını dolaşmak için teşvik edebilir mi?

Talion ve Celebrimbor yani “Gravewalker” tarafından dövülen yüzüğün Shelob’un eline “bir şekilde” geçmesi ile başlayan hikaye, öldürdüğünüz düşmanlar, kuşatmalar ve çeşitli görevler ile devam ediyor. Oyunda geniş bir görev yelpazesi bulunduğunu söylemek maalesef mümkün değil. Geniş görev yelpazesinin oluşturduğu eksikliği ise her bir görevin farklı şekilde tamamlanabilmesi çözüyor. İster gizliliği tercih edin ister tüm düşmanları karşınıza alarak savaşmayı, kolay modda oynamadığınız sürece Middle-earth: Shadow of War sizi pek çok yerde zorlayabilir. Özellikle bölüm sonu canavarlarının güçlü tutulması, oyun deneyimini yukarılara çıkaran bir unsur olmuş.

Middle-earth: Shadow of War

Dövüş mekanikleri adeta sizi sürekli savaşa katılmaya teşvik ediyor

Middle-earth: Shadow of War, tadından yenmiyor denebilecek seviyedeki dövüşleri oyuncular ile buluşturuyor. Çatışma içerisinde kılıcınız ve okunuz arasında aktif olarak geçiş yapmanız ve düşmanları çeşitli şekillerde alt etmeye çalışmanız gerekiyor. Özellikle oyundaki bazı görevlerde, 20-30 arası düşmanın üstünüze geldiği senaryolar ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Oyuncunun karakteri dinamik kullanmasını gerektiren bu dövüş şekli, benzer oyunlar arasındaki en iyi sistem diyebiliriz. Aynı anda hem düşman saldırısını engelliyor, hem karşı saldırı yapıyor, hem düşmanın zayıflıklarını arıyor hem de ölmemeye çalışıyorsunuz. Özellikle zorluk seviyesini yukarıda tutan oyuncuların gerçekten hoşuna gidecek bir dövüş sisteminden bahsediyoruz.

Monolith, bu dinamik dövüş sistemini neredeyse deneyimleyemeyeceğiniz kadar fazla yetenek kombinasyonunu sizlere sunarak taçlandırıyor. Oyunda belirli hareketleri yapabilmek için belirli yetenekleri elde etmeniz gerekiyor. Bu yeteneklerin bazılarını hikayede ilerlerken kazanıyor, bazılarını ise elde ettiğiniz yetenek puanları ile aktif hale getiriyorsunuz. Her bir yeteneğin ise iki veya üç farklı alt yeteneği bulunuyor. Bu alt yetenekleri her yetenek için yalnızca bir tane olmak üzere aktif hale getirebiliyor ve Talion veya Celerimbor’un çok daha güçlü hale gelmesini sağlayabiliyorsunuz. Yetenekler, sadece çatışma özelliklerinizi de geliştirmiyor tabii ki. Yeteneklerinizi yükselttikçe daha işlevsel parkur hareketlerine kavuşabiliyor ve parkur yeteneklerinizi çatışmalar ile birleştirebiliyorsunuz.

“Yetenek ağacının oldukça detaylı bir biçimde tasarlanması sayesinde, oyuncuya sunulan çok fazla oynanış seçeneği var.”

Tanıtım videolarında gördüğümüz havada asılı kalarak ok atma, düşmanlara ardı ardına bitirici darbeler vurmak ve kısa mesafeleri ışınlanarak geçmek gibi özellikler tamamen açtığınız yetenekler ile elde ediliyor. Oynanışa önemli katkısı olan diğer bir unsur ise eşyalarınıza ekleyebildiğiniz değerli taşlar. Güçlü düşmanları öldürdükten veya zorlu görevleri tamamladıktan sonra elde edebildiğiniz bu mücevherleri envanter sayfanıza giderek eşyalarınıza bağlayabiliyorsunuz. Bu değerli taşlar, %10 daha fazla sağlık veya %10 daha fazla hasar gibi özellikleri sunabiliyorlar. Bu özellikler sayesinde düşmanları alt etmeniz veya kendinizi yenilemeniz daha kolay bir hal alabiliyor.

Şimdiye kadar saydığım pek çok unsurun oyunda birleştiğini düşünürseniz, ne kadar dinamik bir oynanıştan bahsettiğimizi gözünüzün önüne getirebilirsiniz. Toplamda yapabileceğiniz milyonlarca farklı karakter dizilimi bulunuyor. Geliştiriciler, bu şekilde her oyuncunun oyun deneyimi birbirinden farklı ve çeşitli hale getirmiş. Talion ile parkur yapmak da ilk oyuna göre çok daha akıcı. Objelerin üstünde takılmıyor veya zıplamaya çalışırken kendinizi bir anda yerde bulmuyorsunuz. Bu konudaki tek eksiklik ise, parkur mantığının dövüşler ile tam olarak entegre edilmemiş olması. Elinizde kılıcınız ile bir düşmandan kaçmak için binaya çıkmaya çalışırken sadece takla atabiliyor ve bunun sonucunda ölebiliyorsunuz.

Middle-earth: Shadow of War

Fotoğraf modu, kuşatmaların yanında mükemmel bir ek özellik olmuş

Middle-earth: Shadow of War tarafından oyunculara sunulan en büyük çaplı yenilik ise, kaleler ve kale kuşatmaları. Kontrolünüz altına aldığınız uruk ve orklar ile büyük kaleleri kuşatabiliyor, kendi kontrolünüz altına alarak onları karanlıktan uzakta tutabiliyorsunuz. Oyunun başından itibaren düşman komutanlarını öldürüyor ve onları etkisiz hale getiriyorsunuz. Kendi yöneticilerinizi atamanız ve bazılarını korumalarınız bazılarını ise uzak bölgelerdeki kollarınız haline getirmeniz bile mümkün. Oyunun en ilgi çekici unsurlarından olan ordu yönetimi, çok daha farklı bir özelliği daha yanında getiriyor. Öldürmeye çalıştığınız veya kalesini almaya çalıştığınız bir düşman komutanı sizi oyun boyunca hatırlıyor ve baş düşmanınız haline geliyor. Oyunun bu şekilde çok daha gerçekçi bir his yaşattığını söylemek mümkün, sonuçta kimse kendine yapılanı unutmaz.

Yapay zekaların size ihanet edemeyeceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, bu sistem gerçekten takdire şayan bir şekilde detaylı olarak hazırlanmış. Uzak bölgelere atadığınız komutanlar zaman içerisinde size ihanet edebiliyor ve bunlarla uğraşmak zorunda kalabiliyorsunuz. Bir kaleyi kuşatıp ele geçirdikten sonra, elinizde tutmak için oraya kendi kuvvetlerinizi yerleştirmeniz ve sonuna kadar korumanız gerekiyor. Kaybettiğiniz kaleyi geri almak için çok fazla uğraşmak zorunda kalabilirsiniz, bu yüzden baştan elinizde tutmanız gerekiyor. Benzer oyunlarda daha önce hiçbir şekilde görmediğimiz bu sistemin ilk defa Middle-earth: Shadow of War ile karşımıza çıkması, doğal olarak bizleri etkiliyor. Önemli düşmanların kendini tanıtması, genellikle boş konuşması, seansından oyunda vazgeçilmemiş olması ise; benim için oyuncuların dinlenmediğini gösterdiği için büyük bir eksik.

“Oynanışı etkilemeyen unsurlardan olan fotoğraf modu, canınız sıkıldığında uğraşabileğiniz veya beğendiğiniz manzaraları yakalayabildiğiniz kullanışlı bir özellik.”

Tabii ki bir strateji oyunu oynamadığınız için, Total War seviyesinde ordu kontrolü göremiyorsunuz. Eğer böyle bir sistem varsa, detaylı ordu kontrolünün de olması gerekiyor diyebiliriz. Bu şimdilik bir eksi olsa da, ileride bir ücretsiz güncelleme veya ek paket ile durumun değiştiğini görebiliriz. Oyundaki genel yapıya ek başka bir özellik ise, diğer oyuncuların intikamını alabilmek. Belirli düşmanlar tarafından öldürülmüş oyuncuların intikamını almak üzere o düşmanı öldürebiliyor, karşılığında da ödüller kazanabiliyorsunuz. Bu tip aktiviteler ile genel Shadow of War yapısından biraz olsun uzaklaşılması çeşitliliği artırıcı bir hamle olmuş.

Oyunda karşımıza çıkan ve oynanışı direkt olarak etkilemese de oldukça önemli başka bir unsur bulunuyor. Oyun içinde bir sürü ayarı kullanarak fotoğraf çekimi yapmanızı sağlayan bu mod, benden kesinlikle artı not almayı başaran özelliklerden birisi oldu. İnceleme yazısı boyunca gördüğünüz bütün görseller, oyun içi fotoğraflama yoluyla çekildi. Oyunu tam olarak gözlemleyebilmeniz için bizler kullanmamış olsak da, bu mod renk değiştirici filtreler ve çerçeveler gibi pek çok düzenleme özelliği sunuyor. Oyun içi fotoğraflamanın yanı sıra, Middle-earth: Shadow of War’un NVIDIA Ansel desteği olduğunu da ekleyebilirim. Bu özellikler oyunlarda fotoğraf çekmeyi seven oyuncuların hoşuna gidecektir.

Middle-earth: Shadow of War

En iyi kalite için, oldukça yüksek boyutlarda indirmeler yapmak gerekiyor

Oyunu en iyi kaplamalar ve mükemmel ara sahne çözünürlüğü ile oynamak istiyorsanız, yaklaşık bir oyun boyutunda daha indirme yapmanız gerekiyor. Orijinal boyutu 65 GB olan Middle-earth: Shadow of War, 4K kaplamalar ve 4K sinematikler için iki ayrı ücretsiz ek paket sunuyor. Bunların ikisini de indirmek isterseniz, toplamda 30 GB boyutunda bir indirme yapıyorsunuz. Boyutların bu kadar büyük olması, özellikle Türkiye’nin internet standartları göz önüne alındığında oldukça can sıkıcı bir durum. 4K sebebiyle bu boyutlara gelindiğini düşünsek de, Assassin’s Creed: Origins gibi pek çok oyunun astronomik indirme boyutları istememesini karşı örnek olarak gösterebiliriz.

Yükleme kısmındaki büyük eksiyi bir kenara bırakırsak, oyun okuduğunuz bu inceleme yazımızdaki görsellerden de görebileceğiniz gibi oldukça kaliteli grafikler vaat ediyor. Özellikle karanlık ortamlarda tam bir Orta Dünya havası olduğunu rahatlıkla hissedebiliyorsunuz. Eğer PC platformunda oynuyorsanız 4K kaplamaları aktif hale getirmek için oldukça güçlü bir bilgisayara ihtiyaç duyacağınızı söylemekte fayda var. PlayStation 4 Pro ve büyük ihtimalle Xbox One X kullanıcıları zaten bu çözünürlükte oyunu deneyimleyebiliyorlar. Kaplama detaylarının 4K çözünürlük paketi olmadan pek de iyi olduğunu söyleyemeyiz. Bütün unsurlar birleştiğinde iyi bir görsellik ile karşılaşsak da, kaplamalara tek başına baktığınızda rahatsız olabilirsiniz.

“Oyunu en iyi kaplamalar ve mükemmel ara sahne çözünürlüğü ile oynamak istiyorsanız, yaklaşık bir oyun boyutunda daha indirme yapmanız gerekiyor.”

Oyunun performans konusunda büyük sıkıntıları bulunmasa da, bazı ara sahnelerde takılmalar olduğunu söylemek mümkün. En büyük eksileri grafik ve performansta olan oyunun kısa bir süre içerisinde sorunları giderecek bir güncelleme ile yenilenmesi gerekiyor. Ara sahnelerde yaşanan takılmalar oynanışı etkilemese de, genel deneyiminizi bozmuyor değil tabii ki. Konsollar hakkında yorum yapamasam da, PC platformu için daha fazla sorun olmadığını söyleyebilirim. Eğer bahsettiğim takılmaların sizi rahatsız edeceğini düşünmüyorsanız, bu konuda ikilemde kalmanıza zaten gerek yok. Kısa bir süre içerisinde çözülebilecek bir sorun olduğundan, pişmanlık yaratmayacaktır.

Middle-earth: Shadow of War

Middle-earth: Shadow of War’a denk tutulabilecek bir alternatif yok

Orta Dünya hayranlarının kesinlikle kaçırmaması gereken bir oyun olan Middle-earth: Shadow of War için sunabileceğimiz bir alternatif bile yok. Eğer orijinal hikaye ile direk olarak bir bağ aramadan, yan seri gözüyle bakarak oynarsanız hikayesi de oldukça ilgi çekici olan oyunun sunduğu dövüş mekanikleri de Middle-earth: Shadow of Mordor’dan daha gelişmiş durumda. Eğer bir önceki oyunu oynayıp beğendiyseniz, Middle-earth: Shadow of War’u satın almamak için hiçbir nedeninizin olmadığını söyleyebilirim. Yepyeni kale kuşatmaları, çeşitlilik sağlayan yetenek ağacı ve cevherler sizi uzun bir süre oyuna bağlı tutacaktır.

İlk oyuna göre daha gelişmiş olsa da yine de belirli sıkıntılar barındıran parkur mekaniği, Assassin’s Creed serisine alışmış olan oyunculara yabancı gelmeyecektir. Tabi bu oyunda yere düştüğünüzde hasar almıyorsunuz, Celebrimbor sağolsun, ama o başka bir konu. Oyun sonunun kendini tekrar eden bir hale gelmesi ve ara sahnelerin özensiz gözükmesi dışında göze batan herhangi bir sıkıntı olmaması, oyunun ne kadar başarılı olduğunun bir kanıtı olarak duruyor. Middle-earth: Shadow of War, şu sıralarda oynayabileceğiniz en iyi rol yapma tabanlı aksiyon-macera oyunlarından bir tanesi.

Oyunları incelediğimiz bilgisayar

Oyunları PC üzerinde incelediğimiz zaman Casper Excalibur E800 kullanmayı tercih ediyoruz. Casper Excalibur E800, Intel Core i7-7700K işlemcisi ve Z170A Tomahawk anakartı ile bizlerin elinde bulunuyor. Ayrıca RAM olarak 32GB DDR4 2666 MHz, HDD ve SSD olarak da 2TB Sata (7200 RPM), 256 GB SSD kullanıyoruz. Casper Excalibur E800 içerisinde bulunan ekran kartı ise tabii ki 8GB NVIDIA GTX1080.

Son olarak, kardeş sitemiz olan Leadergamer tarafından yazılmış Middle-earth: Shadow of War inceleme yazısına da göz atmayı unutmayınız. Farklı farklı fikirler görmek her zaman iyidir!

Comments