Prey incelemesi: “Dishonored 3 mü?”

Yazan: VG247 Türkiye , Cuma, 12 Mayıs 2017 21:04 GMT

Dishonored’a benzerliği ile eleştirilen ve uzun yıllardır beklenen yeni Prey oyununu inceledik!

prey-listing-thumb-01-ps4-us-14jun16

Merhabalar değerli VG247 Türkiye takipçileri. Sizlere yeni çıkan oyunları doğru ve zamanında incelemek için büyük bir çaba içerisindeyiz. Bugün masaya yatıracağımız oyun ise yıllardır beklenen Prey! Dishonored’a benzerliği ile eleştirilen ve uzun yıllardır beklenen yeni Prey oyununu inceledik. İncelemesini aşağıda bulabilir, yorumlarınızı ve eleştirilerinizi bu yazının altına bırakabilirsiniz.

Nedir bu Prey?

11 Temmuz 2006’da PC ve Xbox 360 için yayımlanan Prey, Domasi “Tommy” Tawodi isimli bir karakterin uzaydaki Sphere uzay gemisinde ailesiyle birlikte yaşadığı maceraları anlatan bir aksiyon ve hayatta kalma oyunuydu. Grafikleri ve atmosferi ile dönemin en dikkat çeken oyunlarından biri olmayı başaran Prey, daha ilk çıktığı zaman devam oyunu onayını almış, fakat yıllar süren bir sessizliğe gömülmüştü.

Geliştirici ekip yıllar sonra Prey 2’nin halen yaşadığını ve geliştirme aşamasında olduğunu açıkladı. Aradan geçen zamanın ardından seriyi Bethesda devraldı ve Arkane Studios’a emanet etti. Bütün bu yaşananların ardından Prey 2 iptal edildi ve seriye Prey ismi ile baştan başlanacağı, yeni bir hikaye ve yeni karakterler, yeni bir atmosfer olacağı söylendi. Uzun yıllardır beklenen ve gelişimi yılan hikayesine dönen yeni Prey, 05 Mayıs itibariyle yayımlandı. İşte onu inceliyoruz!

Prey_Dashboard_WhatIs_435x493

Oyunun hikayesi

İlk oyundaki kızıl derili kültürünün bilim kurgu ve uzay öğeleri ile harmanlanması, çoğu oyun severin dikkatini çekmişti. Yeni Prey ise gerçekten Bethesda’nın söylediği kadar var: eski oyunla alakası bile yok! Gerçekten yepyeni bir sayfa açılmış. Oyunun grafikleri, sesleri, karakterler ve düşman uzaylılar, mekanikleri, hikayesi derken oyundaki her şeyin değiştirildiğini, zaman zaman geliştirildiğini görüyoruz.

Dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Kennedy, oyunun hikayesinde gerçeğin aksine ölmüyor. A.B.D. ve Sovyetler Birliği, 60’lı yıllarda ortaklaşa hareket ederek devamlı uzaya yatırım yapıyorlar. Sonunda Kletka isimli bir uzay istasyonu açılıyor. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ise istasyonun kontrolü tamamen Amerika’ya kalıyor. A.B.D.’nin istasyonla geçirdiği uzun yıllar boyunca Typhon isimli bir uzaylı ırkla tanışılıyor. Bu tanışma elbetteki olumlu olmuyor ve iki taraf arasında ipler kopuyor. Bir dönem boyunca Amerikalı bilim adamları, uzay istasyonunda Typyon ırkını kullanarak bir takım deneyler ve gözlemler yapıyorlar. Ardından uzaylılar insanlığa restini çekiyor ve isyan başlatarak istasyonun kontrolünü ele geçiriyorlar. A.B.D. hükümeti istasyona olan desteğin kesilmesini söylüyor ve bunu halktan gizliyor. İstasyonun kaderi ise özel şirketlere bırakılıyor.

Yıllar boyu Typhon ırkı istasyonu kendilerince yağmaladıktan sonra duruluyor gibi oluyorlar. Amerika’dan bir özel şirket istasyonu satın alıyor ve tamamen yeniliyor. Adını da Talos-1 olarak değiştiriyor. Yenilenen istasyonun ve bilim adamlarının bir numaralı hedefi ise ellerinde bulundurdukları Neuromod isimli teknolojinin geliştirilmesi ve stabilleştirilmesi. Karakterimiz, Neuromod ile olan etkileşimleri sonucu hafızasını kaybediyor. Ona hayali bir Dünya yaratıp üzerindeki Neuromod’u geliştirmeye çalışıyorlar. Gelişen Neuromod ile Typhon ırkının özellikleri, insan DNA’sı ile birleşebilir hale geliyor ve karakterimiz, ilk evrilen canlı oluyor. Elbette hikaye, bütün bu toz pembe işleyişin yeni bir Typhon isyanı ile son bulmasıyla başlıyor ve karakterimiz, daha önce oluşturduğu görüntü kaydı ile durumun, kandırılmacanın farkına varıyor, gerçek kimliğini hatırlıyor.

Prey_social

Nedir bu Neuromod?

Dediğimiz gibi, insan DNA’sını Typhon ırkından özellikler ile birleştirerek evrim geçirilmesine sebep olan bir tür teknoloji. Üzerimize giydiğimiz özel giysi sayesinde vücudumuz ile etkileşime geçen Neuromod, bize çeşitli özellikler kazandırabiliyor. Sadece Typhon ırkından yetenekler değil. Hiç enstrüman çalamayan biri, ilgili enstrümanı çalabiliyor; roman yazamayan roman yazabiliyor gibi. Yine de Neuromod ile donatılı uzay kıyafetimizin, bir Nanosuit 2.0 olmadığını söyleyeyim!

Oyunun mekanikleri ve özellikleri

Artık çoğu oyunda görmeye alıştığımız “loot” sistemi bu oyunda da mevcut. Oyun içerisindeki envanteriniz ile çevrede gördüğünüz eşya ve nesneleri toplayabiliyorsunuz. Silahtan mermiye, yiyecekten içeceğe, yükseltme malzemesinden uzaylı parçasına birçok şey mevcut. Ayrıca çeşitli noktalarda konuşlandırılan yükseltme ve inşa makineleri ile eldeki envanteri iyi işleyebilir ve ortaya gerekli olan malzemeleri çıkarabilirsiniz. Mesela bir kutu dolusu pompalı mermisi? Ayrıca geri dönüşüm kutuları ile envanterinizdeki gereksizlerden kurtulabilir, onun yerine işe yarar puanlar kazanabilirsiniz.

Oyunda yetenek puanı ve beceri ağacı sistemi de mevcut. Zaten bütün bunlar, artık çoğu oyunda varlar. Oyun içerisindeki faaliyetlerinize göre uzay giysiniz için Neuromod toplayabilir, topladığınız bu puanları daha güçlü, çevik veya zeki olmak için harcayabilirsiniz. Kendinizi geliştirdikçe, oyun içerisindeki avantajınız kesinlikle artıyor. Ayrıca tamamlanmamış beceriler, bazı gizli noktaları kaçırmanıza neden olabiliyor. Oyunun mekanikleri ise kesinlikle Dishonored ile aynı. Dishonored 1 ve 2’yi yapan Arkane Studios, hiç üşenmeden beğeni gören mekanikleri Prey’e de kopyalamış.

Gerçekten Dishonored 3 mü?

Prey’e Dishonored 3 demek biraz haksızlık olur. Ama evet, gerçekten çok benziyor. Bu benzerliği şöyle örneklendirebilirim: DICE’ın geliştirdiği Battlefield serisi ve Star Wars: Battlefront. Sanıyorum ki derdimi anladınız.

Oyun hikayesiyle, sesleriyle, ekipmanlarıyla başlı başına şahane bir oyun. Fakat grafikler, daha doğrusu yüz detayları ve karakter yapıları, mekanikler oldukça Dishonored serisine benziyor. Belki bir Dishonored 3 değil ama o evrene ait bir oyun. Öte yandan bir takım hayranlar da Dishonored 2’yi iyi bulmamış, Prey’i ise oldukça yerinde bulmuş durumda. Onlar için Dishonored 2’den ziyade Prey’in çıkışı önemli. Prey, Dishonored 2’den daha bir Dishonored!

Benzetmeler bununla sınırlı değil. Prey içerisinde Dishonored, Half-Life, SystemShock, BioShock ve Deus Ex öğelerinin birçoğunu barındıran, bu mekaniklere ve oynanışa sahip olan bir oyun. Arkane Studios, bütün bu oyunların bir karmasını hiç çekinmeden oluşturmuş ve fazla değiştirmek zahmetine girmemiş. Size tek bir şey söyleyebilirim: Prey piyasadaki bütün serilere göz kırpıyor ama bir türlü o eski orjinal Prey ile bağdaşlaşmıyor!

data.images.event.189.Arkane_Header_619x499

Oyunun grafikleri ve ses

2017 yılında çıkan bir AAA oyundan oldukça iyi grafikler beklemek hepimizin hakkı. Arkane Studios, Prey için malzemeden kısmamış. Oyunun grafikleri oldukça iyi. Elbette bu söylemlerimiz, yüz animasyonları ve karakter detaylarını görünce değişiyor. Bariz bir şekilde Dishonored serisinden aşırılan karakter tasarımları, Prey’in kasvetli ve daha ciddi grafikli ortamına pek uymamış. Zira Dishonored’ın teması ve Prey’de yer alan karakterler, bahsettiğimiz ortamdan ziyade daha bir çizim ve karikatüristik tasarım üzerine kurulu şeylerdi.

Ses ise beni tatmin etti. Bölüm müzikleri, menü müzikleri, ani bir kovalamaca veya boss savaşında ortaya çıkan müzikler, zaman zaman ürkütücü olmakla beraber kimi zaman da sizi tam anlamıyla havaya sokabiliyor. Bu nedenle Spotify’ı açıp Prey’in orjinal müzik albümünü dinlemenizi pek şaşırtıcı bulmam.

maxresdefault (1)

Outlast veya Alien: Isolation havası da var

Doğru duydunuz. Prey, ilk oyunun aksine durmadan diken üstünde durmanıza sebep olacak bir oyun. Özellikle şekil değiştirebilen ve çevredeki nesnelerin şeklini alabilen Mimic isimli Typhon türleri yüzünden elinizde levye veya ingiliz anahtarı ile durmadan tedirgin bir şekilde yürüyebiliyorsunuz. Arkane Studios, piyasadaki oyunları kopyalamayı üşenmeden sürdürmüş ve Outlast ile Alien serilerinden de esintiler katmış.

Aniden ortaya çıkan veya bazen de gizlice arkanızdan dolaşarak sizi gafil avlamaya çalışan Mimic’ler oyuna Alien: Isolation havası katarken; daha güçlü uzaylıların karşınıza aniden çıkıp size ağır hasar vermesi ve sizin istasyonun öbür ucuna arkanıza bakmadan koşmanız ise kesinlikle bir Outlast havasını katmış durumda. Evet, ben artık esinlenilen veya benzetilen oyun sayısını saymayı bırakıyorum. İnceleme bitmeden söyleyeyim, ne kadar denersem deneyeyim ilk Prey’den hiçbir esinti yok, alamadım. Artık bunu kesin olarak söyleyebilirim.

maxresdefault

DEAD SPACE!

Özür dilerim söylemeyi unuttum: oyundaki bazı sahneler kesinlikle Dead Space 1’in kopyası!

Şimdi bu oyun iyi mi? Kötü mü?

Eski Prey’den esintiler arayanlar veya oyunun devam edeceğini düşünenler için oyun kesinlikle kötü bir oyun olacaktır. Çünkü ilgili beklentileri zerre karşılamıyor. Öte yandan bayağı fazla sayıda oyuna benzerliği olduğu gibi, doğrudan kopyaladığı noktalar da var. Anlıyoruz ki Arkane Studio, Dishonored 2 ile uğraşırken Prey’i de tatlı niyetine yapmış.

Öte yandan Prey’e düz bir oyuncu kafası ile bakar, özellikle hata veya benzerlik aramamaya çalışırsanız oyun gerçekten iyi bir oyun. Sonuçta oyunu eleştirdiğimiz noktalar hep fazla benzerlikler ve sil baştan olması konusundaydı. Oynanışı, grafikleri, hikayesi, mekanikleri, platformlar ile olan optimizesi derken oyun oldukça olumlu eleştirileri hak ediyor ve kesinlikle bir şans verilmeli. Özellikle 2017 yılının Mayıs ayında “Ben ne oynasam?” diye düşünenler için iyi bir AAA oyun. Steam üzerindeki 229TL fiyat etiketini karşılar mı? O ayrı bir tartışma konusu, bence karşılamaz. Zira oyunda çoklu oyuncu modu veya co-op gibi  seçenekler de yok.

Prey

Olumlu yanları

  • Grafikler ve ses
  • Hikaye
  • İlginç uzaylı tasarım ve özellikleri
  • Neuromod ile karakterimizin kayda değer gelişimi
  • Düzgün optimizasyon

Olumsuz yanları

  • Say say bitmez benzerlik ve kopya
  • İlk Prey’den eser yok (İnsanlar ilk Prey için Prey 2’yi bekliyorlardı)
  • Dishonored 3 olarak adlandırılabilecek olması (Kesinlikle bir Battlefield – Star Wars: Battlefront örneği)
  • Mermiler ve silahlar oyunda çok sınırlı (Daha yaratıcı çözümler ve Dishonored’dan gelme özel güçler kullanılması lazım)
  • Çoklu oyuncu veya co-op modlarının olmaması
  • Türkçe altyazı seçeneğinin olmaması
  • Değerinin üstünde fiyat

prey_e3_2016_4-600x338

Son olarak, kardeş sitemiz olan Leadergamer tarafından yazılmış Prey inceleme yazısına da göz atmayı unutmayınız. Farklı farklı fikirler görmek her zaman iyidir!

Comments