Mass Effect: Andromeda ön inceleme

Yazan: VG247 Türkiye , Cuma, 24 Şubat 2017 07:46 GMT

Mart ayında yayımlanacak oyundan önce, Andromeda galaksisine kısa bir tur atıyoruz!

mass_effect_andromeda_tempest

Electronic Arts’ın Mass Effect serisinden bahsetmeye gerek yok sanırım. İlk oyunu ile fazla ses getiremeyen seri, ikinci ve üçüncü oyun ile adeta uçuşa geçti ve kalplerimizi fethetmeyi başardı. Şahane bir Commander Shepard üçlemesi ortaya çıkaran Mass Effect serisi, sessiz bir araya girmişti. Aradan geçen 3 yılın sonunda E3 2015 fuarında tanıtılan oyun, E3 2016’da ise tüm detayları ile karşımıza çıktı. Peki nasıl gözüküyor? İlk başta serinin tadında bırakılması gerektiğini düşünen insanlar, Andromeda’yı detaylı olarak gördükten sonra fikirlerini kesinlikle değiştirdi. Şimdi ise bu şahane oyunun kısa bir ön incelemesini gerçekleştiriyoruz.

Oyunun pazarlama aşamasını, Fallout 4’e benzettiğimi söyleyebilirim. Hatta Battlefield 1’de buna benziyor. Bethesda’nın Fallou 4 ile başlattığı fazla detay vermeyen, sade ve öz PR çalışması, EA cephesine de sıçramış durumda. Battlefield 1 ve Mass Effect: Andromeda bunun en büyük örnekleri. Mesela bu olay Ubisoft’ta yok. En büyük örneği Watch Dogs!

Oyunun başında, EA’nin düzgün optimizasyon sistemi sayesinde bilgisayarımıza uygun bir ayarlarda oyuna başladık. Sistemimize göre önerilen grafik ve ses ayarlarına kendini otomatik ayarlayan Andromeda, kontrolcü konusunda da oldukça başarılı. İlk oyunu kenarda tutarsak, son iki oyunu ile başarılı bir klavye + fare kombinasyonu sağlayan Mass Effect serisi, Andromeda oyunu ile birlikte bu deneyimi arttırıyor. Bu şahane bir şey!

MEA_February-54

Andromeda’nın görevleri, adeta sizlere seriyi baştan aşağı yaşatmakla mükellef. BioWare’ın ilk üç oyunda başarılı olduğu her farklı nokta, Andromeda üzerinde bir araya getirilmiş durumda. İlk oyunun estetiği, ikinci oyunun hikayesi ve karakter detayları, üçüncü oyunun savaş sistemi ve dinamikleri, Andromeda üzerinde şahane bir şekilde bir araya getirilerek oyunculara yansıtılmış durumda.

Oyunun başında anlatılan kısa bir öykü ve giriş yazılarının ardından hikayeye giriş yapıyoruz. Hikayenin başlangıçtaki anlatımda iyi anlatıldığını söyleyebilirim. Ayrıca dikkat çeken bir detay, giriş jeneriğinin sonunda gelen “Mass Effect: Andromeda” yazısında yer alıyor. “Mass Effect” yazısının gereğinden fazla silik, “Andromeda” ibaresinin ise gereğinden fazla ortaya çıktığını görüyorum. Seri ile tanışmamış oyuncular, bunun yeni bir seri ismi olduğunu bile düşünebilir!

Şayet vurdulu kırdılı sahnelerden, patlamalardan ve aksiyonun dibine vurmaktan sıkıldıysanız, Andromeda size bir su molası veriyor. Oyunun başında çevreyi gezebilir, gezegendeki atmosferi ve bitki örtüsünü tanıyabilir, yahut gemide karakterlerle durmadan konuşarak hikayeden aldığınız zevki yükseltebilirsiniz. Bu noktada Telltale Games oyunlarındaki atmosferi yakaladığını düşünebilirsiniz fakat Mass Effect, daha ilk oyunu ile böyle bir oyundu!

Daha ilk görevde, oyunun size müthiş bir derinlik sunacağını anlıyorsunuz. İlk görevin hemen bir alternatif tamamlama yolu ortaya çıkıyor. Dilerseniz vurdulu kırdılı ilerleyerek “Taktik maktik yok, bam bam bam” yapabilir, dilerseniz karakterlerle sohbetler ederek alternatif yolu seçebilirsiniz. Bu yol, geminizin ileride sahip olacağı mürettebatları tanımak için de bir fırsat. Yine de Electronic Arts, oyun içerisinde hayatınızı geçirmenizi istemiyor!

MEA_February-47

Aşağıdaki videoda göreceğiniz gibi, oyunun başlarında oldukça hararetli bir gezegene iniyoruz. Mass Effect’ın “Eden Prime” tonlarını taşıyan bir ortam var diyebilirim. Gezegen ölümcül gök gürlemeleri, fırtınalar ve parçalanmaya hazır bir ortam ile yapılmış. Bu da bizlere pek “İkinci bir Dünya” havası vermiyor. Yine de giysimiz ve silahlarımız ile zorlu koşullara kolay adapte oluyoruz ve karşımıza çıkan zorlu düşmanları hemen haklayabiliyoruz.

Uzaylı türleri, kesinlikle ilk üç oyundan daha iyi tasarlanmış. Zorluluk ve çeşitlilik arttırılmış. Yeni bir galaksi, yeni türler ve yeni tipler demek. Ayrıca yeni kişilikler! Görevleri gerçekleştirirken, sizi görevinizden bayağı bir saptıracak yan görevler de mevcut. Bunlara kapılıp kapılmamak ise sizin iradenize bağlı. Ayrıca oyunun mekanikleri oldukça iyi. Üçüncü oyuna oldukça benzeyen Andromeda, ondan daha yumuşak bir deneyim sunuyor. Hareket hissiyatı ve silahların vuruş gücü, geri sekmesi gibi detaylar geliştirilmiş durumda. BioWare’ın bu yeni oyunu, alıştığımız RPG düzeninin en iyilerinden.

Bahsetmemiz gereken en önemli yenilik ise oyuna eklenen jet itici sistemleri. İlk etapta Call of Duty serilerinin son oyunlarında görmeye alıştığımız Exo-Suit mantığına benzeyen bu sistem, kesinlikle onlardan daha iyi. Jet iticiler ile yükseğe zıplayabiliyor, yahut yüksek bir yerden yavaşça aşağı süzülebiliyorsunuz. Özellikle habersizce altınızda bekleyen düşmana, yapacağınız iyi bir taktik ile atlarsanız, ortaya eğlenceli bir uçan tekme deneyimi çıkıyor. Denemelisiniz!

Oyunun savaş dinamikleri, sizlere bir Gears of War 4 deneyimi yaşatmıyor. Onun kadar keskin değil. Fakat Mass Effect üçlemesinden de kat ve kat daha iyi. Jetler gerçekten de eğlenceli. Oyunun “cover” yani siper alma sistemine de değinmem lazım. Bu sistem artık “snap-out / snap-in” şeklinde değil. Karakterimize daha bir dinamizm katan Andromeda, onun siper alma becerisini daha bir otomatik hale getiriyor. Ayrıca ilk üç oyuna kıyasla, çok daha fazla şeye siper alabiliriz. Siper alma olanağımız arttı. Peki bu ne kadar iyi? Tartışılır.

Eski oyunlarda olan güç çarkı, artık bu oyunda yok. Bu zaten bilinen bir şeydi. Oyuncular ise bu olaya fazla olumlu yaklaşmadı. Yine de şunu söyleyebilirim, güç çarkı yerine geçiş yaptığımız farklı profiller, sizlere herhangi bir eksiklik veya zorluk yaşatmıyor. Eskisinden daha iyi bir sistem ile karşı karşıyayız. Ayrıca PC oyuncularının mutlu olması için bir neden daha var: bazı özel becerilerinizi halen kısayol tuşu olarak atayabiliyorsunuz.

Oyunda değişen en büyük şey, belki de yüzeyde kullandığımız aracımız ve gemimiz. Gemi konusu tartışılır fakat herkes, o lanet olası Mako’nun yerine Nomad yüzey aracının gelmesine oldukça sevinmiş bir durumda. Çünkü Mako, kesinlikle bir baş belasıydı. Nomad, üzerinde iki farklı mod ile geliyor: düz yolda oldukça hızlanabilen bir yapı ve dik eğimleri sorunsuzca tırmanabilen bir yapı. Ayrıca Nomad, Mako’dan çok daha rahat ve kolay bir oynanışa sahip.

Nomad, Andromeda ile gelen ortamlar göz önüne alındırıldığında, kesinlikle oyunun anahtarlarından biri. Çünkü yeni gezegenler ve görev yapacağımız yüzey ortamları, oldukça büyük ve detaylı. Yürüyerek görevleri gerçekleştirmek, sizi biraz üzebilir. Her şeyi unutun ve şu sözü düşünün: “Mass Effect: Andromeda’nın en küçük ortamı, Dragon Age: Inquisition’ın en büyük ortamı ile eşit.” BioWare’ın bu sözü, bizlere birçok şeyi anlatıyor. Ayrıca DICE’ın yenilenen ve güçlendirilen Frostbite oyun motoru, Battlefield 1’de kendini fazla gösteremedi. Mekanların ve çeşitliliğin oldukça fazla olduğu bu oyun, Frostbite’ın gövde gösterisi yapacağı bir arena!

MEA_February-19

Elbette her şey mekanik, dinamik veya oyun içi çeşitlilik değil. Hikayesi ve hikaye üzerindeki seçim şansı bu kadar yüksek olan bir oyunda, oyunda yer alan karakterler ve nasıl göründükleri, karakterlerin kişilikleri ve gerçekçiliği oldukça önem kazanıyor. İlk üç oyunda, çıkış yıllarına göre başarılı yüz animasyonları ve karakter detayları sunan seri, yine de hiçbir zaman Commander Shepard’ın kalitesini diğer karakterlere yansıtamamıştı. Andromeda’da ise Shepard kalitesi, sıradan karakterlerde olan bir kalite. Başrol ve önemli karakterleri siz düşünün! Oyunun şahane grafikleri, iyi bir yüz detayı ve animasyon ile birlikte geliyor.

İlk etapta oyun için yayımlanan görseller ve videolar, oyuncuların kafasında “Acaba grafikleri o kadar da iyi değil mi?” sorusunu düşündürüp duruyordu. Sizi temin ederim ki, oyunu gördükten sonra bu hislerin boşa olduğunu anladım. Battlefield 1’den çok ama çok daha iyi bir ortam ve grafikler, karakter detayları ve oyun içi çeşitlilik, mekanikler ve dinamikler, BioWare’ın bu yeni oyununda!

Şunu da atlamamak gerekir. Oyunu sadece ana hikayeleri takip ederek ve hikayeler üzerinde fazla uğraşmayarak, biraz fazla gürültülü ve patırtılı bir şekilde saatler içerisinde bitirebilirsiniz. Bu her RPG oyununun kaderi. Fakat siz oyun içindeki detaylara odaklanır, ana görevleri ve yan görevleri birbirleri ile harmanlayarak yapar, konuşmalara ve karakterlere gereken önemi verir ve oyundan zevk almaya bakarsanız, size oldukça yetecek, sizi tatmin edecek kaliteli bir RPG deneyiminin Mass Effect: Andromeda’da olduğunu söyleyebilirim!

Mass Effect: Andromeda, 21 Mart 2017’de PC, PS4 ve Xbox One için yayımlanacak. Nintendo Switch ile alakalı detaylı bilgiye bu haberimizden, konsol için yayımlanacak oyunları ise bu haberimizden öğrenebilirsiniz. Ayrıca, sizler için incelediğimiz PlayStation 4 Pro ve PlayStation VR incelemelerine ilgili bağlantılardan, 2017 yılında çıkacak oyunları ise bu haberimizden ulaşabilirsiniz.

VG247 Türkiye’yi Facebook, Twitter ve Youtube üzerinde takip etmeyi unutmayın!

Comments