Resident Evil 7: Biohazard inceleme

Yazan: Mehmet Korkmaz , Salı, 31 Ocak 2017 13:56 GMT

Resident Evil serisini hayata döndüren oyun!

resident-evil-7-görsel-1600x900

Resident Evil serisinin özellikle son oyunlarıyla “ölmekte” olan bir oyun olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz. Biohazard’ın kendine özgü tasarımı ve hikaye anlatma biçimiyle bir risk olduğunu söyleyebiliriz belki ama Resident Evil 7: Biohazard serinin en başta neden sevildiğini hatırlatıyor. Capcom, Biohazard’ı yaparken oyunun gerçekten nasıl iyi bir oyun olacağına sıkı bir şekilde kafa yormuş gibi. Bunu yaparken de Texas Chainsaw Massacre, Amnesia ve Outlast gibi yapımlar özellikle dikkate alınmış gibi duruyor. Bu tabii ki ayıp bir şey değil çünkü karşınızda başarılı bir oyun var. Oyun için ayrı bir hikaye ve anlatım tarzı seçilmesinin sebebinin bu olduğunu söyleyebiliriz.

Resident Evil 7’de, kayıp eşinden gizemli bir e-mail alan baş karakterimiz Ethan, Dulvey’deki bir eve eşi Mia’yı bulma umuduyla varıyor. Bu evde, evin sakinleri olan Baker ailesinin birbirinden tuhaf üyeleriyle tanışıyoruz. Evin sakinleri olan Baker ailesinin üyeleri ifadesinde aslında bir ironi veya espri yok. Evi tanırken odalarda bulduğumuz hatıralar, resimler, kupalar, vs. ailenin aslında “bir olaydan” önce normal bir aile olduğunu gösteriyor.

Oyunun çok büyük bir kısmı Baker ailesi üyelerinin yaşadığı evde geçiyor. Fakat bu evi keşfetmek veya eve dolaşmaktan ziyade evi resmen karış karış tanıyoruz. Hikayenin fiziksel ortamda zaman zaman sarmal şeklinde ilerlemesi, ileriye gitmek için zaman zaman geriye gitmemiz gibi zevkli detaylar var. Oyunda bir mekanda fazla kalma ve sıkılma gibi bir sorun yok. Hikaye sizi oradan oraya attığınız için bir sıkıcılık yaşanmıyor. Hatta farklı mekanlarda farklı silahların etkili olması, oyunun sizi bu yönde yönlendirmesi dinamizm katmış.

resident_evil_7_tgs_screen_header

“Biohazard’ın kendine özgü tasarımı ve hikaye anlatma biçimiyle bir risk olduğunu söyleyebiliriz belki ama Resident Evil 7: Biohazard serinin en başta neden sevildiğini hatırlatıyor.”

Puzzle’ların zevkli olmadığını söylesem yanlış olur fakat bir yer hariç hepsi son derece kolay. O kısım da zaten video kaset olduğu için duyduğum kadarıyla kaçırma ihtimaliniz de var. Bu zorluğu da zaten düşünerek değil her şeyi deneyerek aşıyorsunuz. Puzzle’lar daha iyi kurgulanmış olsaydı oyun için “mükemmel” kelimesini kullanmaktan kaçınmazdım.

Resident Evil 7: Biohazard serinin geri kalanının aksine bir “first-person shooter” oyunu olduğu için hikaye anlatımı da buna adapte edilmiş. Oyun dünyasıyla ve hikayeyle ilgili bilgileri sağdan soldan bulduğunuz kağıtlardan ve video kasetlerden alıyorsunuz. Günümüzde geçen bir oyunda bu video kasetlerin ne işi var onu ben de anlamış değilim. Fakat oyun içerisinde hikayeyle bağlantılı bir açıklaması vardır diye düşünüyorum.

Baş karakterimiz Ethan ise herkes gibi sıradan bir insan. Yani yönettiğiniz karakter bir ölüm makinesi değil. Dolayısıyla büyük ev içerisinde dolaşırken kendinizi fazlasıyla çaresiz ve korku içerisinde hissediyorsunuz. Oyunun, serinin önceki oyunlarından farklı bir oyun olduğunu söylemiştik. Resident Evil 7, bir aksiyon oyunu olmasa da saklanma veya “stealth” odaklı bir oyun da değil. Oyun ilerledikçe yeni silahlar kazanıyorsunuz ve bu silahların hepsi farklı bir deneyim veriyor.

resident_evil_7_screens_5

Silahlar ve kombat sistemi diğer oyunlara göre çok farklı değil. Fakat belli bir mekanda geçmesi ve bir korku oyunu olmasının verdiği bir sınırlama var. Kendinizi evin her köşesinde mermi ararken bulabilirsiniz. Fakat oyun “lootları” konusunda çok cimri değil. Envanter boşluğu zaman zaman sıkıntı olsa da fazla zorlanmıyorsunuz. Silahlar zamanla güçlense de “aşırı güçlü” bir silaha hiçbir zaman denk gelmiyorsunuz. Zorluk, oyunun ilk saniyesinden son saniyesine kadar tam ayarında tutulmuş. Öldüğünüzde çok uzaklardan başlamamanız ve tüm envanterinizi olduğu gibi koruyabiliyor olmanız buna örnek olarak gösterilebilir.

“Sonuç olarak, Resident Evil 7: Biohazard, vaat ettiği her şeyi yerine getiren başarılı bir oyun olmuş. Korku ve aksiyon arasındaki kaymalar sorunsuz yerine getirilmiş.”

Düşmanlarınız ise Baker ailesinin üyelerinden başka Molded adı verilen yaratıklar. Yani düşman çeşitliliği çok az. Bu yaratıklar oyunun en büyük hayal kırıklıklarından biri. Tasarım açısından bu kadar iyi bir oyunda canavarların sıradanlığı moral bozucu. İlk karşılaştığınız anlar da dahil olmak üzere “Ben ne yapacağım şimdi?!” dedirten bir an yok. Oyun sürdükçe ortaya çıktıkları anlar ve mekanlar (duvarları ‘mold’la kaplı mekanlar) da benzer olduğu için bir süre sonra korkutma ve şaşırtma etkileri de azalıyor.

Canavarlar için söylediğimiz tahmin edilebilirliği Baker’lar için söylemek zor. Baker ailesi Amerika’nın taşralarında geçen korku filmlerindeki ailelerin adeta bir karikatürü olmuş. Bunun bir çeşit hedef yanıltma olduğunu düşünüyorum çünkü oyun ailenin yetiştirilme tarzından böyle olduğunu düşünmenizi istiyor olabiliyor. Spoiler vermeden açıklayacak olursak; esas sebep çok büyük bir “twist” olmasa da son derece mantıklı. Oyunun nadir boss fightlarının büyük bir bölümü de ailenin bu üyeleriyle geçiyor. Bu boss-fightları eğlenceli olarak nitelendirebilirim. Özellikle Jack ve arabalı bölüm oyuna tadında bir absürtlük katmış.

resident-evil-7-12-1152x648

Twist demişken gelelim oyunun sonlarına. Bu kısım doğal olarak spoiler dolu olacaktır. Oyunu henüz oynamamışsanız bu paragrafı ve bir altındaki paragrafı es geçmenizi öneririm. Resident Evil 7: Biohazard’ın özellikle hikayesine bağlı olarak biraz fazla uzun sürdüğünü söylemem gerek. Evden kurtulduğumuz andan sonrası hikayenin geri planını açıklamak için biraz fazla zorlanmış gibi. Bu açıklamalar biraz tahmin edilebilir olsa da en azından soru işareti bırakılmamış.

“Tüm bu detaylar Resident Evil 7: Biohazard’ı sadece iyi bir korku oyunu değil yılın en başarılı oyunlarından biri yapıyor.”

Oyunu Mia olarak oynadığımız sıralarda oyunun türü korkudan çok aksiyona kaymış. Bu oynarken sizi rahatsız etmiyor ama oyunu bitirdiğinizi sanarken kendinizi bambaşka bir yerde başka bir oyun stiliyle bulmanız çok hoş değil. Hatta ara oyun gemide sonlanacak diye korkmadım değil ama son bölüm için köşke dönüyoruz. Her şeyin orada başlamışken orada bitmesi mantıklı. Burada Evelyn’le yaşadığımız boss-fight da benim için hayal kırıklığı oldu çünkü refleksleriniz dışında herhangi bir taktik veya strateji kullanmıyorsunuz. Fakat bir korku oyunu klasiği olarak, oyunu sonunda bitirdiğiniz için fazlasıyla mutlu oluyorsunuz.

Sonuç olarak, Resident Evil 7: Biohazard, vaat ettiği her şeyi yerine getiren başarılı bir oyun. Korku ve aksiyon arasındaki kaymalar sorunsuz yerine getirilmiş. Yeni hikaye ve oyunla serinin geri kalanından tür ve anlatı anlamında bir ayrılma olsa da serinin geleneklerine bağlı kalınmış. Tüm bu detaylar Resident Evil 7: Biohazard’ı sadece iyi bir korku oyunu değil yılın en başarılı oyunlarından biri yapıyor.

Oyunu Voidu üzerinden satın almak için buraya, Playstore üzerinden satın almak için de buraya tıklayabilirsiniz.

Comments