World of Warcraft: Legion incelemesi

Yazan: Mehmet Korkmaz , Çarşamba, 28 Eylül 2016 17:42 GMT

Wow: Legion ek paketi, adeta önceki eklentilere dair bir özür tadında.

world_of_warcraft_legion

Son ek paketten sonra World of Warcraft’ın günlerinin artık sayılı olduğu konuşuluyordu. Fakat Legion, oyuncu sayısının dibe çökmesine neden olan Warlords of Draenor’da yaptığı hataları telafi etmeye yemin etmiş gibi görünüyor. Legion, içeriğe kalite katmakla kalmıyor World of Warcraft’ı eski günlerine de götürüyor.

Legion’da yine bireysel bir oyun anlayışına yöneliyorsunuz ama sınıfınızla yaşadığınız benlik duygusu hikayeyle birleşince, bu durum hiçbir şekilde problem teşkil etmiyor. Legion’ın hikayesi Warlords of Draenor’daki gibi anti-sosyal bir oyun anlayışına sevk etmiyor. Hikayeyle bütünleştirilmiş zindanlar ve raidler birden fazla oyuncunun bir araya gelmesini teşvik ediyor.

Bir RPG oyunu olduğunu düşünürsek, hikaye başarılı seslendirmeler ve ara sahneler çok güzel işlenmiş. Bu sahnelere sadece başlarda ve sonda değil, hikaye devam ettikçe yer verilmiş. Yani sürekli görev bölümünü okuyarak sıkılmak zorunda değilsiniz. Huln Highmountain’ın hikayesinde olduğu gibi, zaman zaman gerçekleşen flashbacklerle hikayeye hareketlilik katılmış. Verilen görevler de çeşitlendirilmiş. Bu çeşitlendirme, Stormheim tepelerine kanca atarak tırmanma gibi detaylarla, dünyayla olan etkileşime de yansımış.

Legion muhtemelen oyuncular tarafından en fazla oynanan ek paketlerden biri olacaktır. Bunu oyuncu sayısı anlamında söylemiyorum. Eklenti içerisindeki içerik o kadar akışkan ve nicelik olarak fazla ki, 110. seviyeye kadar görevleri yaparak, sıkılmadan tırmanabiilirsiniz. Bir gün Thunder Totem’de yaşlı bir kadını ailesine kavuştururken, başka bir gün bir prensin affedilmesi için çalışacaksınız. Sadece World of Warcraft’ın değil Blizzard’ın epik bir hikayeyi mizah ve absürtlüklerle harmanlama geleneği Legion’da da devam etmiş. Bu absürtlük ve mizah oyuna o kadar güzel yedirilmiş ki, Halls of Valor’da Odyn’i öldürmeye çalıştıktan birkaç saat sonra nehre balık tekmelemekle uğraşabiliyorsunuz ve bu durumu hiç yadırgamıyorsunuz.

wow_legion_worldquest_worldboss_witheredJim

Legion yayımlanmadan önce hatırlarsınız bir hazırlık güncellemesi yayımlanmıştı. Bu güncellemelerle beraber, Legion’ın hikayesine Tirion Fordring, Vol’jin ve Varian Wrynn gibi önemli kahramanların ölümleriyle başlıyorsunuz. Legion, Burning Legion’ın Gul’dan eşliğinde Azeroth’a saldırmasıyla başlıyor. Bu ölümlerden sonra artık seçtiğiniz sınıfa göre “Order Hall”larınızın lideri sizsiniz. Ben şahsen dranei karakterimle monklara liderlik etmekteyim. Order Hall’da Warlords of Draner’ın garrisonları gibi takipçilerinizi saatler süren görevlere yollayabiliyorsunuz. Fakat bu benzerlik garrisonların karmaşıklığını taşımıyor. Order Hall’lar tahmin edebileceğiniz gibi her sınıfa özel.

“Legion’ın hikayesi Warlords of Draenor’daki gibi anti-sosyal bir oyun anlayışına sevk etmiyor. Hikayeyle bütünleştirilmiş zindanlar ve raidler birden fazla oyuncunun bir araya gelmesini teşvik ediyor.”

Order Hall, Broken Isles’ın çeşitli yerlerindeki görevlerinizden sonra döneceğiniz bir üs görevi de görüyor. Fakat burada Warlords of Draneor’daki gibi yalnız değilsiniz. Broken Isles şehirlerini gezip, buradaki görevleri ve “chapter”ları bitirdikten sonra Order Hall’a dönüp diğer görevlerimize başlayabiliyoruz. Şehirler açısından takip etmeniz gereken belli bir sıra yok, görevleri istediğiniz sırayla bitirmekte özgürsünüz. Bu sistem görevlerin ve ilerleyişimizin takibini kolaylaştırmış. Bu şehirler arasında benim favorim hüzünlü atmosferiyle Azsuna.

Azsuna’dan bahsetmişken yeni kıtamız Broken Isles’ın muhteşemliğinden bahsetmeden edemeyeceğim. Tüm şehirler muhteşem bir şekilde tasarlanmış. Özellikle Azsuna’da yok edilmiş Elf uygarlığının kalıntıları ve şehrin sokaklarında dolaşan elf hayaletleri, şehre hüzünlü ama büyülü bir hava katıyor. Legion’ın hikayesinin başlangıcından itibaren bu kadar büyük trajedilerle dolu olmasına rağmen, oynanışta verdiği zevk kayda değer.

wow_legion_azsuna_6-1152x720

Legion’da göreviniz demonları durdurmak. Böyle güçlü bir düşmana karşı elinizde yine aynı şekilde güçlü bir silah olması gerektiğini düşünüyorsanız, haklısınız. Legion’ın getirdiği en önemli yeniliklerden biri ek paketin başlarında size verilen Artifact silahınız. Bu silahlar tahmin edebileceğiniz gibi her sınıfa özel. Ayrıca kazandığınız Artifact Power’la artifact silahınızı geliştirebiliyorsunuz. Bu artifact silahlar beraberinde bir beceriyle de geliyor. Karakter ve silah geliştirmeye yönelik bir yenilik olsa da, silah değiştirmenin bu ek paket içerisinde tamamen saf dışı kalması biraz insanı çelişkide bırakan bir durum. Yine de, Windwalker Monk karakterimin Fists of the Heavens adlı silahıyla gelen becerisi Strike of the Windlord’la düşmanlarıma verdiğim zararı gördükten sonra, bu konuda memnun olmadığımı söyleyemeyeceğim.

“Tüm şehirler muhteşem bir şekilde tasarlanmış. Özellikle Azsuna’da yok edilmiş Elf uygarlığının kalıntıları ve şehrin sokaklarında dolaşan elf hayaletleri, şehre hüzünlü ama büyülü bir hava katıyor.”

Legion’ın getirdiği yeniliklerden biri, 98 levella başladığınız Demon Hunter sınıfı. Demon Hunter, diğer sınıfların aksine, tank ve DPS olmak üzere sadece iki tane uzmanlık alanıyla (spec) geliyor. Bu sınıfla 110. seviyeye kadar tırmanmak nasıl bir deneyim sunar bilmiyorum ama başlangıcını oynayan biri olarak söyleyebilirim ki; Demon Hunter hikayedeki öneminin yanında, çift zıplama mekaniği ve ilginç dövüş stiliyle kesinlikle denemeye değer.

Sonuç olarak, Blizzard belli ki dersine iyi çalışmış ve önceki eklentilerde yaptığı hataları Legion’da telafi etmeyi başarmış. World of Warcraft: Legion, hem karakterinizin bireysel hikayesi hem de birlikte oynamaya teşvik eden yapısıyla, World of Warcraft’ın dirilişini haklı bir şekilde sağlıyor. Legion içeriğinin Return to Karazhan’la başlayarak güncellemelerle nasıl geliştirileceğini hep beraber göreceğiz. Fakat World of Warcraft’ın geleceğiyle ilgili artık umutsuz olmak için hiçbir sebep yok.

Comments