Deus Ex: Mankind Divided inceleme

Yazan: Mehmet Korkmaz , Çarşamba, 31 Ağustos 2016 19:48 GMT

Deus Ex: Mankind Divided, aksiyon konusunda vaatlerini yerine getirse de senaryo konusunda eksik kalmış.

deus_ex_mankind_divided_hires (1)

Öncelikle oyunu beğenip beğenmediğim sorusuyla başlayalım. Evet, Deus Ex: Mankind Divided hikaye konusundaki sıkıntılarına rağmen son derece eğlenceli bir oyun olmuş. Human Revolution’un başarılı oynanışı Mankind Divided’a da taşınmış. Human Revolution’daki gibi, bir e-mail veya ipucuyla basit başlayan ve uzun süren görevler, bir göreve onlarca farklı yerden yaklaşma imkanı, hackleme ve gizlilik vb. Deus Ex’le özdeşleşmiş unsurlar Mankind Divided’la serinin zirvesine taşınmış. Bunun dışında karakter seslendirmelerinin son derece başarılı olduğunu belirtmek gerek.

Mankind Divided’da, Human Revolution’daki gibi; gizli, gizli olmayan, ölümcül veya ölümcül olmayan farklı oynanış anlayışları edinebiliyoruz. Oyunun kendisine özgü RPG öğeleri de bu anlayışlarla güzel bir kombinasyon oluşturuyor.

Human Revolution’dan 2 sene sonrasında, 2029 yılında geçen oyunda, kahramanımız Adam Jensen, artık Interpol tarafından oluşturulmuş Task Force 29’un bir üyesi olarak görev yapıyor. Dünyadaki genel durum ise önceki oyunda yaşanan ve Augmented insanların kontrolünü kaybettiği “Aug Olayı”ndan beri çok kötü. “Augmented” diye adlandırılan geliştirilmiş insanlar ve normal insanlar arasındaki çatışma ve nefret ilişkisi giderek tırmanmakta.

Hem bir “augmented” olan, hem de “augmented” teröristlere karşı savaşma görevinde bulunan Adam Jensen’la bir anlamda her iki tarafı da oynuyoruz. Dubai’de Interpol Task Force’un başarısız olduğu bir görevden sonra, Prag’a geri dönüyoruz ve bizim için oyunun esas başlangıcı olan tren istasyonu bombalaması burada yaşanıyor.

deus_ex_mankind_divided_2 (1)

Peki giriş cümlesinde belirttiğim gibi, senaryonun eksik hissedilmesine neden olan şey ne? Eidos Montreal, Human Revolution’daki son derece sağlam ama zaman zaman dallanıp budaklanan hikaye yerine, bu oyunda daha basit ve daha çok oynanışa önem veren bir anlatış tarzı edinmiş. Bu oyundaki deneyiminizi hiçbir şekilde etkilemese de, oyunun başında size vaat edilen hikayeden istediğinizi bulamıyorsunuz.

Hikayenin anlatımı daha basit olsa da, hikaye özellikle sonu itibariyle, yarım kalmış bir hava veriyor. Bunun sebebi belki de hikayenin DLC’ler ile tamamlanacak olmasıdır. Çünkü bu haliyle final bölümünden önceki bir dizi bölümünden farksız.

“Eidos Montreal, Human Revolution’daki son derece sağlam ama zaman zaman dallanıp budaklanan hikaye yerine, bu oyunda daha basit ve daha çok oynanışa önem veren bir anlatış tarzı edinmiş.”

Deus Ex: Mankind Divided çoğu açıdan iyi bir rol yapma oyunu. Etrafta bulduğunuz eşyalar, kazandığınız tecrübe puanlarını karakterinizi geliştirmeye harcamak gibi öğeler, diğer RPG oyunlarından hiçbir şekilde geri kalmıyor. Fakat bu konudaki esas sıkıntı, rol yapma deneyiminin hikayenin içinde değil de, daha çok oynanışta kendisini göstermesi. Tasarladığınız farklı bir Adam Jensen karakterini hikaye içerisinde fazla gözlemleme şansı bulamayacaksınız.

“Augmented” insanların haklarını korumak için bir araya gelen fakat işi terör eylemlerine götüren ARC örgütü ve oyunun her alanında hissedilen ırkçılık olayları, günümüze dair başarılı göndermeler olmuş. Adam Jensen olarak bir metro istasyonuna girdiğinizde, sadece üzerinizdeki geliştirmeler yüzünden, küçümseyici ve nefret dolu bir yaklaşımla karşılaşıyorsunuz.

Belki de Adam Jensen bu konularda gerçek bir mağdur olmadığı için, Mankind Divided bu önemli konuda pek bir şey söylemeyi başaramamış. Bu konulara değinen bir yaratıcı yapımdan daha fazla mesajın verilmesini isterdim. Evet, bu ayrımcılığa, özellikle Augmented insanların mekanlarında geçen bölümlerde, tanık oluyoruz ama bireysel olarak mağduriyetimiz sadece sokulan birkaç laftan sonra biraz sinirimizin bozulmasıyla sınırlı kalıyor.

deus-ex_mankind_divided_review_shots_2-1

Oyunun geçtiği esas yer olan Prag şehri ise son derece başarılı ve canlı bir şekilde tasarlanmış. Alışveriş yapmak için girdiğiniz bir dükkanda farklı karakterlerle karşılaşıp, farklı ilişkiler elde edinebiliyorsunuz. Şehrin koşulları oyundaki ilerleyişinize karşı değişiklik gösteriyor. Aug Olayı’nın ve oyunun başındaki patlamanın yarattığı etkiyi etrafınızdaki insanlarla olan etkileşimden ve şehrin genel görünümünden anlayabiliyorsunuz. Karşınızda olaylara karşın kayıtsız olmayan, yaşayan bir şehir var.

Ayrıca bu oyunda ilk kez karşılaştığımız, Deneysel “augmentation”larımız da var. Bu augmentationlardan birini seçtiğimizde Adam’ın sistemi kelimenin gerçek anlamıyla fazla ısınıyor ve yük %150 oluyor. Bu yüzden yeni bir deneysel augmentation seçtiğiniz zaman, fazla yük olmaması için bir tanesini kalıcı olarak iptal etmek durumundasınız. Ölümcül olmayan bir tarz seçtiğim için bunların arasından benim favorim Tesla Arm ve Remote Hacking oldu. Bu konuda çok risk almadığım için fazla yükün ne gibi sonuçları olabilir, nasıl idare edilir açıkçası pek emin değilim.

Oynanıştan devam edecek olursak, oyundaki silahlı çatışma mekaniğinden çok hoşlandığımı söylemeyeceğim. Silah kullanımı daha gerçekçi görünse de zorlaştırılmış. Bu açıkçası beni çatışmalara girmekten caydıran bir unsur oldu. Dolayısıyla, silah tasarımları yine güzel bir şekilde fütüristik temasını yansıttığını düşünsem de, benim tercihim yine “stealth” ve yakın dövüş odaklı bir oyun tarzı oldu.

DXMD_2016_05_13_E32016_ONLINE_17_1464360608-Copy (3)

“Aug Olayı’nın ve oyunun başındaki patlamanın yarattığı etkiyi etrafınızdaki insanlarla olan etkileşimden ve şehrin genel görünümünden anlayabiliyorsunuz. Karşınızda olaylara karşın kayıtsız olmayan, yaşayan bir şehir var.”

Human Revolution’da bir kez yakalandığınız zaman kurtulmanızın imkansız hale gelmesi gibi bir durum, Mankind Divided’da yok. Oyun size yeniden saklanma veya toparlama fırsatını veriyor. Ayrıca yine önceki oyunda Augmentationlar aracılığıyla verilen haritada düşmanların görünmesi veya en son görüldüğünüz yerde yansımanızı görmek gibi ufak ama yararlı detaylar, Mankind Divided’da oyunun başında size doğrudan veriliyor. Hatta bu durum, RPG devam oyunlarının klasikleşen, karakterin sıfırlanması olayına da güzel bir yenilik katmış. Evet, Adam oyunun başında bazı yeteneklerini kaybediyor ama bu hikayeye güzel bir şekilde yedirilmiş.

Oyunun en sevdiğim yanlarından biri, tüm farklı yaklaşımların bir şekilde ödüllendirilmesi. Göreve giderken size alakası görünen bir yerdeki kapının şifresini hacklediğinizde, bulacağınız eşyalar veya yeni gidiş yollarıyla bir şekilde ödüllendiriliyorsunuz. Hiçbir zaman aklınızda ‘Burası nereye çıkacak?’ sorusu oluşmuyor. Vasata yakın bir senaryodan böyle başarılı bir oyun çıkmasının sebeplerinden biri de bu. Size vaat edilen özgürlük, işinizi çatışmayla veya bayıltmayla değil, sadece konuşarak bile halletme imkanı sağlıyor.

deus_ex_mankind_divided_gamescom_3

Hack sistemi ise daha kullanıcı dostu bir sistem olmuş. Yeni 3 boyutlu mini oyun sistemiyle artık hamlelerinizi daha açık bir şekilde planlayabiliyorsunuz. Capture, Nule, Fortification gibi eylemleri de artık klavyeden kontrol etmek mümkün. Etrafta bulacağınız Overclock ve Datascan gibi yazılımları kullanarak işinizi kolaylaştirebilirsiniz. Uzaktan hack yapmanıza imkân sağlayan Remote Hack augmentationı da oyunun hacking sistemine hoş bir yenilik getirmiş. Bu Augmentationla zamanında frekansları tutturmanız gereken bir mini-game’le uzaktaki droneları hackleyebiliyoruz. Hack’e önem veren oyuncular için kullanması çok zevkli bir augmentation olacaktır.

“Eidos Montreal, Human Revolution’daki son derece sağlam ama zaman zaman dallanıp budaklanan hikaye yerine, bu oyunda daha basit ve daha çok oynanışa önem veren bir anlatış tarzı edinmiş.”

Crafting ve silah geliştirme sistemi de basit ama başarılı olmuş. Fakat crafting seçeneğinin sadece belli bir malzemeyi gerektirmesi işi biraz fazla basitleştirmiş. Gerçi bu oyunun hikaye odaklı bir RPG olduğunu unutmamak lazım.

Deus Ex serisinin en önemli unsurlarından biri yaptığınız tercihler. Diyaloglar, seçtiğiniz yollar, oynayış tarzınız, geliştirmeleriniz vb. hep bir sonraki hamlenizi, dolayısıyla oyunun sonunu etkiliyor. Çoğu başarılı RPG gibi, Deus Ex: Mankind Divided’da farklı deneyimler için tekrar tekrar oynanabilecek bir oyun olmuş.

Oyundan mükemmel bir performans aldığımı söylemek yanlış olur. Birkaç ayarla oyunu yine düzgün bir bilgisayarla yüksek kalitede sorunsuz oynamak mümkün. Fakat Deus Ex gibi göze hitap eden bir oyundan, önemsiz de olsa, kısıtlama yapmadan daha iyi bir performans almak istiyorsunuz.

DXMD-BREACH_2016_06_08_E32016_ONLINE_01_1464360611-Copy

Deus Ex: Mankind Divided’ın en önemli yeniliklerinden biri, Breach modu. Bu modda çeşitli kombat ve gizlenme senaryolarıyla başa çıkacağımız testlerden geçiyoruz. Hedefiniz testi en kısa sürede bitirip liderler arasına girmek. Haritaların tasarımı hikaye modunda gördüğünüz tasarımlardan çok daha farklı ve ilginç.

Basit bir çok oyunculu mod yerine, böyle bir modun oyuna eklenmesini yerinde buldum. Bu modda yaptığınız süreler diğer Mankind Divided oyuncularının süreleriyle beraber sıralanıyor. Her oyunda rekabetçi unsurlar arayan kişiler için, güzel bir uygulama olmuş. Oyunu bitirdiyseniz veya hikayeye bir süre ara vermeye karar vermişseniz ve ortalama 10 dakikalık bir Deus Ex deneyimi yaşamak istiyorsanız bu modu tavsiye ederim.

Sonuç olarak, Deus Ex: Mankind Divided’ın mükemmele yakın oynanışı, oyunun yetersiz senaryosunu örtmeyi başarmış. Human Revolution’un başarılı tüm öğeleri yeni oyuna aktarılmış, aynı zamanda daha eğlenceli bir hale getirilmiş. Sosyal konularda cesaretsizlik gibi konuları bir kenara bırakırsak, Deus Ex: Mankind Divided, Deus Ex serisinin en iyisi ve türünün en iyi oyunlarından biri olmayı başarıyor.

Comments